Posts Tagged ‘sagopa kajmer’

  • albümün ‘tadı yok’

    0

    bendeki sen albümüne atabileceğim en iyi değerlendirme başlığı bu olurdu herhalde.  ikinci sago&kolo düetinde sagopa kajmer’in bitişini görür gibi oldum. gözlerim karardı. bir efsanenin dj akman’laşmasına üzüldüm. hemde çok.

    sago gibi girelim söze. “kısa bir aradan sonra yine ben”. rap aleminin örnek çiftlerinden olmayı başaran sagopa&kolera (yunus&esen) çiftinin ikinci düet albümü ‘bendeki sen’ sanatçıların hip-hop rap geçmişini adeta silip sıfırdan arabesk, hatta piyanist şantör rap gibi ucube bir müzik türüne geçiş yaptığı albüm olmuş. gerçekçi ve gaddar bir söz söylemek gerekirse, bu albüm sagopa’nın ilk albümü olsa piyasada tutunamazdı. dinleyenlerin çoğu ‘eskilerin hatrına’ dinliyordur.

    tıpkı benim gibi.

    albüm kapağı gelmiş geçmiş tüm sagopa kajmer albümlerinden güzel olmuş. konseptini, tarzını ve atmosferini bu denli iyi anlatan kapak tasarımını yapan ekibi tebrik ediyorum.

    albüm içeriği ise 2-3 şarkı dışında oldukça zorlama olmuş. sözler eski sago şarkılarını aratacak ölçüde yetersiz kalırken yüksek volumelü müzik zaten anlamsız olan sözleri gitgide bastırmış, beatlardaki varoş havanın kokusu tüm albümü gitgide çekilmez bir hale getirmiş.

    nakaratların hemen hepsi, müzik eşliğinde okunmuş bu kits döneminden itibaren bir gelenek haline gelmişti. ama bu albüme daha bir kulak tırmalamaya başlamış.

    ben sadece bu albümde beğendiğim ve bir çok dinleyicide sagonun eski tarzını anımsatan şarkıları aktarabilecek durumdayım. fena halde şaşkınım ve bu albümle yaratılan bu acayip tarzın bir sonraki albümde terk edilip klasik sagopa’ya dönülmesini tavsiye ediyorum.

    10 üzerinden puan vermek gerekirse;

    (9) merhametine dön: albümün en iyisi. defalarca dinlenilesi. hafiften kits şarkılarını anımsatıyor. dediğim gibi sago klasik tarzıyla daha çok seviliyor. çünkü kulak aşinalığı var. nakarat mükemmel, beatteki klavye çok hoş. “sago yine yapmış!” diyorum.

    aklımı avla
    bir gafil kuş gibi mermiye değsin
    ama bu canımı sakla,
    başka bir can yok elimde avcumda

    (7) mevsimler gibisin: karşılıklı göndermeleriyle güzel bir düet şarkısı. söz ve müzik uyumu yakalanmış ve klasiklere girebilecek bir şarkı olmuş. beatte ise gereksiz bir emrah film müziği var. ama yine de güzel…

    beni affet üzüntüm
    bunca yıldır seni ona üzdürdüm
    omzuma yaslan esen seni çok seviyor,
    seviyor, seviyor…

    (8) bir dizi iz: sago’nun hem dinleyicilerine hayat dersi verdiği kendi iç hesaplaşmasını yaptığı parçası. dinledikçe derinleşiyor ve beni de albüme çeken şarkı oluyor. albümünde tanıtım single’ı da olmuştu zaten.

    yıllarımı paylaşan derince izler,beni izler
    onları bir görseydiler solardı benizler
    ağlamaktan susuz kalırdı denizler
    eskideki ahmaklıklarım geleceğimi temizler

    (5) zaman alacak intikamımı: albümün “türbanlı üniversiteli kızlara” ithaf edilen parçası. başta hafif bir filistin havası sezmiştim ama özellikle “ahenkle dans eden saçlar” kısmıyla işi çözdüm. tabii sago’nun şarkıyla ilgili açıklaması da yerinde oldu.

    günü gelecek,tadı varacak,ölüm alacak seni buradan.
    bir gün elbet sana da soracaklar.
    ne sandın ya ihtimal mi var?
    soru gelecek,cevap olacak.
    zaman alacak intikamımı.

    (5) iyi bilirim: sagopa’nın bir süredir deneye deneye default tarzı haline getirmeye çalıştığı benimse gitgide artan bir korkuyla takip ettiğim arabesk rap (dj akman) tarzında zirveye oynadığı şarkısı. korkularıma rağmen bu şarkıda yaratılan havayı beğendim. en azından özgün olmaktan vazgeçilmemiş.

    ben iyi bilirim,
    kim kime dost, kime düşman,
    kabuk bile tutamayan yaraların hatrına susma!

    (4) tadı yok: albüme isim olarak bunu seçseler daha iyi olurmuş sanki. yine arabesk bir beatle süslenmiş ağdalı didaktik bir parça. nakaratıysa oldukça zorlama.

    (7) bana ninni okumayın: tam bir hip-hop parçası. uzun zamandır dinlediğim en iyi sago&kolo şarkısı bile diyebilirim. sago’nun “bakmayın böyle tarz değiştirdiğime, biz eski tüfeğiz” dediğini hissettim dinlerken. kolo’nun kısa verse’ü de kolera’nın kulak tırmalamadığı ender verse’lerden olmuş.

    (8) sen hiç sevmeyi bilmezsin: kolo’nun nakaratta coştuğu, sago’nun da makinanın hakkını verdiği şarkı. klasik evrensel rap müziğe yakın bir beat eşliğinde söylenmiş hayli hareketli ve anlam yüklü bir parça. sago’nun bir anlamda “biz daha ölmedik” mesajını verdiği eseri.

    (5) gidenler: kolera’nın en sabahat akkiraz sesiyle söylediği nakaratı dilime dolandı. “bir arabanın önüne seni ittim de gittim!” diye höyküresim geliyor arada. ama işte yine arabesk rap. olmuyor olamıyor. sago’nun apaçi tayfasına hitap eder hale gelmesi canımı sıkıyor.

    5 üzeri puan alabilen şarkı sayısı bu albüme dair ışık tutacaktır.

    bence sagopa kajmer, pessimist ep5′de kurguladığı pessimist orkestra konseptini devam ettirmeli. hem rap müziğe yeni bir soluk getirir hem de özgünleşmesi mümkün bir alan yaratır. ayrıca albümde beğendiğim şarkıların altyapısının kits şarkılarıyla benzer olması da tesadüf olmasa gerek. velhasıl, cümle mühendisi şayet bu havayla giderse gitgide sago crew haline gelip apaçi şarkıcısına döner diye korkuyorum.

    3
    bu da bonus track’iniz “merhametine dön”