gitmek mi yitmektir kalmak mı, artık; bilmiyorum.
yerini yadırgayan eşyalar gibiydim ya ben hep…
ve inançlı, gitmenin bir şeyi değiştirmediğine…
bilemem, belki bu yüzden ben sana
yanlış bir yerden edilmiş bir büyük yemin gibiydim.
****
beni hep aynı yerimden yaralayan
o eve yine de döneyim istedim.
ah benim sesimle söylesem de,
inanmazlar; benzemiyor çünkü bir dile.
****
döndüğüm, döndüğüm ama döndüğüm…
döndüğüm bu sema sensin; döndüğüm…
sen benim kara ömrüme vuran,
suyumu harelendiren sevincimdin.
onu sevebileceğinin en yücesiyle sevdin.
titreme daha fazla kalbim!..
bağışla kendini artık!..
onu da bırak gitsin!..
o senin en ezel gününden kaderin…
sen onu nasılsa bin kere daha seveceksin.
****
bir masal, bir taş ağırlığında olabilir mi?
olurmuş meğer!..
birlikte bir masala inanmak istedim ben seninle, sadece bu!..
sen beni tek
tek
bıraktın.