
her şey insanlar için aslında. taşıyabileceğinden fazlasını da yüklese hayat bazen. hepsi bizim için. çünkü kendi yarattığımız sanal dünyanın sanal gerçekleri neticede. ve katlanmak zorundayız, kendi amaçlarımız, keyfimiz uğruna girdiğimiz yolların sapa çıkmazlara sürüklenmesine.
ki katlanamam ben her zaman. bırakıp gidesim gelir. o an her şeyi bırakıp; bir sahil kasabasında, sallanan sandalyemde uyuklayasım gelir. içesim gelir bazen, dağıtasım gelir her şeyleri bir çırpıda.
ama arkadaşlar iyidir. yanında olurlar insanın. canın yanarsa onunki de yanar. senin beş yandıysa onun iki yanar. korur kendini, kaptırmaz ama ortak olur derdine. arkadaşlar iyidir.
insanın dağıtabileceği bir-iki arkadaşı olmalı. hani dostu olmaz da, zoraki sırıtmayacağı iki-üç insan olmalıymış. yaş aldıkça öğreniyorum. yalnızlık bir tercihtir elbet. ama yalnızlığı da ara sıra terk etmek gerekmiş.
ama arkadaşlar iyidir neticede. ortak olurlar yalnızlığına. o an bitmiş gibi her şey. bir an “sen” olurlar karşında. eğilip kulağına “sana kız mı yok hocam” derler de, vururlar kadehin gözüne. kırparlar sağ gözü hafifçe, fondiplerler bardağı delikanlı bir azimle.
onlar birer kamyondur. sense yol.. çok anlam yüklediklerin geçip giderken izlerini kolay silemezsin. ağırlaştıkça derinleşir yüzlerinin izleri. çok şey öğretir arkadaşların izleri. satanı da sahip çıkanı da.
herkese sırtını dayamamak da gerekirmiş. bunu da öğrendim. sırtımı dayadığım, koynuma yasladığım çok bedeni hafızamdan silerken fark ettim. insan, sinsiymiş, hainmiş içten içe. sevgisiyle sararken ihanetini de örermiş.
ama yine de iyidir arkadaşlar. en vurdulu kırdılı öykülerin oscarlık oyuncuları olursun beraber. sen iki tekme yediysen, o da üç yumruk yer. korur kendini, kaptırmaz ama ortak olur kavgana. iyidir arkadaşlar.
aslında dağınıktır bu yazı başından beri. saçma sakildir. ve sen, bu satırlara kadar eriştiysen kardeşim. arkadaşımsındır benim. korursun kendini, kaptırmazsın…ama seversin de meraktan sonuna kadar dinlersin sözlerimi. bilirim.