çok umutlu değildim. giderek daha da gerileyen bir grafikle ilerleyen alternatif grup mor ve ötesi’nin yeni albümü “masumiyetin ziyan olmaz”dan.
Türkiye müziğinin üzerinde sözler ve altyapılarla şarkılar yazan grubun nedense soyut kavramlara hitap eden sözlerinden sıkılmaya başlamıştım ki; sonunda suya sabuna dokunan, siyasi mesajları olan, kalbe dokunan şarkılarla bezeli bir albüm çıkardılar. masumiyetin ziyan olmaz bence mvö’nün olgunluk dönemi albümüdür.
albümün kapak tasarımını beğenmedim. şu “çok enteliz” havalarını üzerlerinden atamadılar. bazı şarkılarda hala bu elit havayı soluyor irrite olabiliyorsunuz. olsun, bu da onların alamet-i farikalarıdır diyor geçiyorum.
işte albümün açılış parçası, “korkma” bu temaya uygun bir şarkı. ince göndermeler, “mahir” imgesini değişik ve anlamsız bir yerde kullanan şarkının müzik yönünü arka plana itiyor.
meksika… bence albümün şarkısı budur. hatta ilk klip bu şarkıya çekilmeliydi. ama artık Türkiye’de klip öngörülerim tutmadığı için üzerinde durmuyorum. klasik bir mvö şarkısı olmasının yanında sanırım grubun yazdığı aşkla ilgili şarkılardan nadide bir tanesi. günde onlarca kez dinleyerek şarkının “olduğunu” söylüyorum. dinleyin dinlettirin.
sor… bu albüme yakışan temada, sözleriyle somut yerlere dokunmayı başaran, hafiften melankolik temasını alttan alta veren müziğiyle insanı alıp götüren bir parça.
yorma kendini… tam yaz şarkısı bu. aslında amerikan gruplarındaki “koy götüne, haydi sevişelim” ana konseptiyle yazılmış şarkıların mvö yorumundan ibaret. kumsalda terleyip yanmaya çalışırken kulaklığımdan sızacağı günleri bekliyorum.
festus… latince “bayramlık” anlamına gelen şarkı 1 mayıs için yazılmış gibi geldi bana. bir yandan da emniyette bir zenci diyen kısmından şarkının sorguda ölen turist festus okey’e yazılmış olma ihtimali var. işte bu yüzden de çok güzel aslında. çok yönlü, çok farklı tadları olan, eleştirel bakan, lafını esirgemeyen bir mvö parçası.,
beyoğlu artık güvenli
lacivert ordu beni de yendi
sordum onları ne gerdi?
farklı olanlar onların derdi
araf… mor ve ötesi’nin küçük sevgilim’de aksak kalan romantik kısmını tamamlayan şarkı olmuş. aşkın bıçak sırtında bıraktığı karakteri, hayatın adaletine isyanı, kendini kaybetmişliği, sevgiliye özlemi derinden anlatan çok özel bir parça. sadece son kısmında harun tekin “kimler varmış içimde yoklama yaptım” kısmından sonra ağzını fazla yayması kulağımı tırmaladı. ama olsun yine de olsun helal olsun.
kalbin işine bak yüzüne bakamaz.
ağlar durur sen uyurken.
yalnız olamayan böyle mi yapar dersen anlarım.
camgezer… yorum tarzı ve sözleriyle eksi albümün sonu belli şarkısına oldukça benzeyen ve bu nedenle burak güven’e ait olduğunu rahatlıkla söyleyebileceğim bir şarkı.
nakba… bu albümün hrant dink şarkısı. çok naif ve güzel. üstüne söyleyecek söz bulamıyorum.
karakutu… beğenemedim bu şarkıyı. çok avrupalı bir latyapısı da olsa sözleri aklımı çok yorduğu için fazla dinleyemedim. niyeyse..
2012… albümün adını veren sözün geçtiği şarkı. harun tekin’in yorumuyla kaan tangöze’ye benzediği bir hali var. biraz depresif mi olmuş ne sanki. güzel olmuş, güzel…
bisiklet… güneşli gün şarkısı bu. parklarda, dinlenmelik. ama gizli bir hüzün saklıyor içinde. dinlenmeli, sevilmeli.
bas pedala bak gökyüzüne
seni bekleyen başka bir adam var
her yeni albüm eskisinden bir adım öne gitmelidir ki sanatçı tutunabilsin. mvö büyük düşler’den sonra geriye düşen adımını bu albümle çiftlemiş, aradaki farkı kapatmış. “böyle mehter yürüyüşüyle nereye kadar?” diyor, giderek uzayan ve sıkıcılaşan bu albüm değerlendirmesine burada son veriyorum.