Posts Tagged ‘apartman kültürü’

  • Bizim Nesil

    0

    http://2.bp.blogspot.com/_IeB98zAi6NM/S7IvI_ya5EI/AAAAAAAAAkk/fnzze6FZW-Y/s1600/14050-90lar_parti_dj_hakan_kufundur-1.jpgBiz apartman çocuğu olarak büyüdük. Hayatımız da tıpkı odalarımız, eşyalarımız ve müstakil evlerden kırpa kıpa oluşturulmuş evlerimiz gibi sıkış tepişti. Birlikte büyüdüğümüz can kardeşlerimiz olamadı. Genelde birbirini hiç tanımayan bir dolu insanın üst üste oturduğu binalarda, sessiz sedasız geçirdik ömrümüzü.

    Evet! Sessiz sedasız derken tam da bunu kastediyorum. Dilediğince konuşamayan, bağırış çağırış oyunlar oynayamayan bir nesil olarak yetiştik biz. Bisikletlerimiz ya gardıropların tepesinde ya izbe kömürlüklerde çürüdü. Bir gün onlara binip gezmeye yeltenirsek bir kamyonun altında kalacağımız korkusuyla yetiştirildik çünkü.

    Şehir bizi çoktan ezip geçmişti. Sonraları anladık.

    Ses çıkarması yasak, konuşması sadece izin verildiği sürece mümkün bir dolu insan yetişti 90’larda. Köyden kente göç, en kuvvetli darbesini çocuklara vurup gitti. Dikkatli bakarsanız 80lerde çocuk olanların hatıraları sokak üzerinedir. Dizindeki yaraların kabuklarını saklayanlar mı ararsın? Çocukluk aşkıyla öpüştüğü köşe başında yıllar sonra tekrar buluşan hınzırlar mı istersin? İlkokul arkadaşlarıyla bisiklet turları düzenleyenler… Daha neler neler.

    Bizim neslin hatıraları genelde televizyonda kaldı. Power Rangers, Action Man, BATMAN, Superman, Pokemon, Digimon ve diğer dijital canavarlara mahkum edildik. Çünkü sokak tehlikeliydi. Çünkü sokak hep kirliydi. Dışarı çıkmazsak, sokağa karışmazsak istediğimiz her şey alınırdı.

    Hayatta çok acemiyiz, bisiklete binmeyi yeni öğrenen bir çocuk gibi hep sendeliyoruz. Arkamızda seleden tutan biri hep olsun istiyoruz. Bizim nesil topal yetişti anlayacağınız.

    Ve rahatlığımız da biraz bundan. Her şeyi koy vermiş havamız, mücadeleden kaçışımız yine bize özel yaratılan özel “ekosistemin” sonucu. Kavgaya karışmadığımız sürece problem yok bizim için, hayata dahil olmadıkça sorumluluk hissetmiyoruz.

    Şimdi kendi fikirlerimizi yine kendi özel odalarımızda (bloglar),  fikrimiz kabul görene kadar ismimizi söylemeden açıklama (sözlükler-forumlar) telaşındaysak sebebi yetiştirilme tarzımızdır. Bize her şeyin ilacı olarak gösterilen teknoloji, yine her şeyin ifade edilebileceği yegane yol olarak gösterildi.

    Bizim nesil 10 yıl içinde ülkede söz sahibi olacak. Bakalım her alanda susturarak, pusturarak, yasaklarayak yarattığınız bu yapay neslin bedelini nasıl ödeyeceksiniz büyükler! Merak ediyorum.