Uzun zamandır yazmayı düşündüğüm bir versus yazısıydı bu. Iphone 4′ün ülkemize de kol gibi fiyatlarıyla teşrifinin ardından giderek alevlenen ios vs. android tartışmalarına daha çok altyapı ve sistem geliştirme gözlüğüyle bakıyorum. Tabii bir de pazarlama boyutu var. Bu konuda da haddim olmayarak bir iki cümle etmek isterim.

Apple’ın Tekel Avantajı
Apple’ın ürettiği Iphone şu an için ios4 kullanan tek cep telefonu. Bu noktada Apple’ın elinde büyük bir avantaj var. Şöyle ki
- Uygulama geliştirme
Tek bir donanım konfigürasyonu üzerinde çalışan işletim sistemine uygulama geliştirmek oldukça kolay. Neticede geliştiriciler uygulamalarını farklı modellerin farklı konfigürasyonlardaki ürünlerine uydurmak zorunda kalmıyorlar. Ortada sadece iphone4 ve iphone3gs var.
- Reklam, tanıtım
Alanında tek olması ürünün tanıtımını kolaylaştırıyor. Iphone denince akan sular duruyor. Ama Android platformunu şu anda Motorola, Samsung, Sony Ericsson ve HTC gibi bir çok marka kullanıyor. Üstelik bir cihazda değil, onlarca model var. Böyle olunca her cihaz için yapılan ayrı tanıtım ve lansman kullanıcının altyapıya odaklanmasını engelliyor.
- Feedback
Iphone’da meydana gelebilecek bir arıza veya sistemden kaynaklanan bir bug’ın tespit edilmesi daha kolay. Geliştiriciler ya da forumlardaki geek’ler cihazınızın başına gelen belanın donanımdan mı yoksa işletim sisteminden mi olduğunu kolayca anlayabiliyorlar. Bu da çözüm sürecini kısaltıyor. Ancak Android yine cihaz sayısındaki kaos yaratan fazlalık nedeniyle her cihaz için farklı çözüm yolları sunuyor.

Appstore Market’i Döver mi?
Bence dövmez. Neticede bu telefonu genel anlamda biraz dokunmatik deneyimi, biraz gps kullanımı, bir parça zerafet, biraz da abuk deneyim (pusula, metal dedektörü vs.) amaçlı satın aldığını varsayarsak, Android Market ile Appstore arasında ciddi bir fark yok. Olsa olsa o abuk deneyimlerde Appstore uygulamaları biraz öne geçer o kadar.
Hatta Appstore geliştiriciler açısından daha sıkıntılı bir yer. Uygulamanızın Appstore’a -belli bir ücret karşılığı- kayıt olmanız ve uygulamanızın “yüce Apple jürisinin” beğenisinden geçmesi gerekiyor. Android’de ise hazırladığını uygulamayı “.apk” uzantısıyla derledikten sonra istediğini gibi yayınlayabilirsiniz. Kimse size karışmıyor. Neticede özgür yazılım.
Kimsenin size karışmaması bir parça da güvenlik problemi doğurabilir. Zira son günlerde Android platformunda de virüs diyebileceğimiz zararlı kimi uygulamaların dolaştığı iddiaları dönüyor.
Android Market’te uygulamaların FREE versiyonları da mevcutken Appstore’a zaten parayı bayılan geliştirici uygulamasını çoğunlukla beleş dağıtmıyor. Ticari zeka ve kurnazlık devreye giriyor.
Fiyat ?
Bu konuda yine Android daha avantajlı. Neticede bugün canınız isteyip Android’i kullanmak isteseniz 2. El bir Droid 400 TL’den başlıyor. Fiyat skalası 1500 TL trendine uzayıp oralarda bitiyor. Iphone cephesiyse el yakıyor. En ucuz Iphone -ki o da ios4’ü desteklemiyor- 1000 TL civarı fiyatlara ikinci elde satılıyor.
İşletim Sistemleri
Iphone’un kullanımı oldukça kolay. Tek tuşla nasıl bu kadar kolay kullanılıyor diye düşünürken bir anda elinizle bir orkestrayı yönetir gibi menüler arasında gezmeye başlıyorsunuz. (Tıpkı macos’da olduğu gibi)
Android cephesinde de kullanım benzer ölçülerde kolay. Ancak sanırım altyapıdan gelen bir takım sıkıntılardan dolayı bazen sistem gecikmeli olarak (2-3 sn) tepki verebiliyor . Bu konuda ben işletim sistemini suçlamıyorum.
Aslen farklı donanımlara göre uyumu bir işletim sistemi olmaya çalışması ve bu denli başarılı olması Android için bir başarı. Apple ise benzer konfigürasyondaki 2-3 cihaz için altyapı hazırlamakta çok zorlanmasa gerek. Belki de bu yüzden işin daha süslü taraflarıyla ilgilenme şansı buluyorlar.
Aslen mobil dünya da Android’in başına gelen bu durum, PC aleminde Windows’un başına gelmişti. Milyon çeşit donanım türüne uyumlu bir işletim sistemi olamamakla suçlanan Windows’un yerine en fazla ram’i ya da ekran boyutu farklı olan 4-5 Macbook’da stabil çalışan MacOS övülüyordu.
Sonuç: Parası Olan Alır
Ben bu karşılaştırmadan bir galip çıkaramadım. İki platformda denktir bence. Hatta bazı noktalarda Android daha üstündür (farklı donanımlara göre uyumu bir işletim sistemi olmaya çalışması). Ama Google, Nexus One Projesini kendi tekelinde tutmayarak tüm markalara Android’i kullanma şansı sunduğu için ortada bir kaos var.
Şimdi son kullanıcı her marka kendine özgü olarak sistemi kırptığından kimi özelliklere erişmek için ROOT olmak durumunda kalıyor. Yani Android 3-4 yıllık gelecekte yine bir tür Geek Telefonu olamaya mahkum kalacak. Ama telefonu ana özellikleriyle kullanırken tarz yaratmak isteyenler için ucuz bir alternatif olacaktır.
Iphone ise ilk çıktığı dönemden beri bir tür statü sembolü olarak varlığını sürdürmeye devam eder. Ve kendi kurduğu teknolojik altyapıda yazdığı işletim sisteminin stabil çalışmasının ekmeğini yer. Parası olan da Iphone alır.
Ancak benim son tahminim Android’in gerekli ilgi gösterilip, platform olarak bütünleşmesi, derlenip toparlanması halinde bu savaştan galip çıkacağıdır.