Posts Tagged ‘anarşizm’

  • Trenleri deviren bakan!

    0

    Hiç kimse, elinde devlet gücü, para gücü, reklam gücü, silah gücü olan hiç kimse, kimsenin doğru veya yanlış bilgiye ulaşımını engelleyemez. Kimsenin aldığı bilgiyle ürettiği fikrinden dolayı onu yargılayamaz. Hapse atamaz. Bunu savunmak anarşi değil demokrasidir.

    Türkiye internete son 4-5 yılda vakıf olmaya başladı. Ancak yine de AB ülkelerine oranla oldukça geri durumdayız. Özellikle devlet ricalinde internet kavramının aldığı şekil, Ulaştırma Bakanlığı’na yetki verme düzeyinde gerçekleşiyor.

    Bakan Binali Yıldırım geçtiğimiz günlerde Youtube ve Google hakkında ilginç sözler sarfetti. Google’a erişimin vergi borcu nedeniyle uygulandığını vergi borcunun namus borcu olduğunu, ödemeyen herkese benzeri yaptırımlar uygulandığını kaydetti.

    Yaptırımlara pek meraklı bakanıma şeffaflık ve açıklık ilkeleri kapsamında bir-iki sorum olacak;

    - Son yıllarda devrilen, kafa kafaya çarpışan, raydan çıkan trenler hakkında ne gibi hukuki çalışmalar yürüttünüz? Makinistleri içeri almak dışında üst düzey hangi sorumlulardan hesap sordunuz?

    - Tren kazalarında TCDD kurumunda yönetim düzeyinde hangi soruşturma ve kovuşturma işlemleri yapılmıştır?

    - Ülkemizi taşıma ve ulaşım maliyeti düşük olan demir ağlar yerine, yapım-tamir ve ulaşım maliyetleri günden güne artan asfalt ağlarla örme projeniz olan duble yollar hakkında nasıl bir mantık yürütüyorsunuz?

    - Ağır çalışma şartlarında orta gelir düzeyiyle çalışan makinist ve kondüktörler yaşanan tren kazalarının bir numaralı sorumlusu olabilir mi? Yoksa onlara bu şartları dayatanlar mı hesap vermelidir?

    - Makinist ve kondüktörlerin bu ağır çalışma koşulları hakkında bilginiz var mı? Varsa hangi iyileştirme çalışmalarına başvurdunuz?

    Youtube ve Google’ın vergi borcu olabilir. Ancak bugün, Google şirketinin alternatifi olmayan, olanları da oldukça zayıf kalan Çeviri – Dünya Haritası – Web Sitesi Trafik Ölçümü – Online Ansiklopedi – Online veri tarama – Akademik Makale Arama hizmetlerini erişime engellemek Google’a değil, vatandaşlarınıza kesilmiş bir cezadır. Vatandaşlarınızın bilgi edinme hakkını şu veya bu gerekçeyle elinden almak suçtur.

    Kaldı ki Atatürk’e hakaret eden bir web sitesine bağlanmak bu hakarete ortak olmak değildir. Bir web sitesini sadece sizin ülkenizde erişime engellemek, ilgili içeriğin silinmesine yönelik uygulamaları yapmamak, sadece bütün dünyaya üç maymunu oynamaktır. Devletin benim hangi kaynağa erişip hangi kaynağa erişemeyeceğimi belirtmesi demokratik bir tavır değildir.

    Daha açık bir ifadeyle “Devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. Web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. Kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. Bu güçleri ve imkanları mevcuttur. Bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. Bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. Halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. Ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. Bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. Devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.”

    Müsadenizle sorularıma devam ediyorum;

    Dünyanın hiç bir yerinde internet erişimi Türkiye’deki kadar pahalı, kalitesiz ve altyapı bakımından eksik değildir. Avrupa bugün 4-6 € gibi rakamlara 32 mbit hızlarla kotasız internete girerken ülkemizde 1mbit kotalı internetin fiyatı 15€’dur.

    - Yükselen maliyetini ve artan eksiklerin giderilmesini gerekçe göstererek sattığınız Türk Telekom bugüne kadar bu altyapı eksiklerinin giderilmesi için hangi çalışmaları yapmıştır?

    - Türk Telekom ve ondan ayrılan TTnet şirketini bu konularda teftiş ve gerektiği durumlarda tahkik ettirdiniz mi?

    - TTnet geçen süreçte teknik personel anlamında kendini ne kadar geliştirmiştir? Müşteri memnuniyetini ne kadar ön plana almıştır? Bakanlığınızın bu husustaki görüşleri nelerdir?

    - Eğer bu firmalar gerekli altyapı çalışmalarını yaptılarsa neden halen ilk satış döneminde geçerli olan fiyatlar uygulanmaktadır. Bu firmaların kullanıcıları üzerinden kar maksimizasyonu yapması suç değil midir?

    - Google’ın vergisini ödeyemeyecek kadar zengin olmayışımızın sebebi TTnet’e her ay dünyanın en kötü interneti için verdiğimiz en yüksek ücret olabilir mi?

    Sayın bakanın bu sorulara verebileceği yuvarlak siyasi yanıtlar vardır Ancak beklediğim başbakan gibi delikanlı bir duruş ve net cevaplardır. Demokrasi sandığa kadar değil aksine sandıktan sonra işleyen bir sistemdir. Ben oyumu -göğsümü gere gere- size verdim. Şimdi sizden oyumun hesabını soruyorum. 7 yıldır Türk internetinin gelişmesi için onu bunu yasaklamak -ve bunlara kendinizce gerekçeler uydurmak- dışında ne yaptınız sayın bakan?

    Ben trenleri çocukluğumdan beri severim. Otobüslerde hep rahatsızlanmış bir çocuk olarak trenleri hep tercih etmişimdir Ayrıca tren yolculuğunun ben de uyandırdığı özel bir yönü de var. Bu nedenle trenlere tekrar güvenle binebilmek istiyorum. Adapazarından İstanbula giderken, İzmit’te ölmek istemiyorum. Google’a Youtube’a dilediğim gibi girebilmek istiyorum. Bu isteklerimin anarşist bir yönü olmadığını tam aksine insan haklarına uygun olarak dile getirdiğimi düşünüyorum.

    Binali bey, öncelikle son 4 yılda defalarca devrilen trenleriyle ilgilenmelidir. Ağır şartlarda çalıştırdığı makinistlerin, kondüktörlerin şartlarını iyileştirici çalışmalar yapmalıdır. Google ve Youtube’u bize bırakmasının vakti gelmiştir.

    Yine Başbakanımızın dediği gibi; “Monşerler ve rektörler kendi işlerine baksınlar.”

    Ben sayın başbakan gibi Youtube’a da Google’a da dns-host-ktunnel vs. yöntemlerle giriyorum. Ama herhangi bir web sitesine bağlanmak için bin dereden su getirmek istemiyorum. Ayrıca bu işten anlamayan insanların internette istediği gibi gezinme haklarının elinden alınmasına göz yummuyorum.

    Uygulamalarınız seçim öncesi vaad ettiğiniz demokratik duruşa uymamakta ve yakışmamaktadır. Başbakanın delikanlılığına yakışmamaktadır. Ben bir AK parti seçmeni olarak sadece internetim üzerine uyguladığınız faşist tavrın akla mantığa sığacak gerekçesi olmadığını anlatmaya çalıştım.

    Yasaklarınızın altını oymaktansa demokratik yasaksız özgür bir Türkiye’de yaşamak istiyorum. Bilgisayar işinden anlayan biri olarak, istediğim Türkiye’yi alana kadar yasaklarınızı her türlü teknik yolla çiğneyeceğim.

    Tıpkı sayın başbakan gibi.