﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>onur türkölmez ✔ &#187; Siyasi</title>
	<atom:link href="http://www.turkolmez.com/category/politics/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.turkolmez.com</link>
	<description>hiçbir şey bitmez, her şey değişir</description>
	<lastBuildDate>Sat, 28 Jan 2012 09:47:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Otomobil ve Cep Telefonu Lükstür!</title>
		<link>http://www.turkolmez.com/2011/10/15/otomobil-ve-cep-telefonu-lukstur/</link>
		<comments>http://www.turkolmez.com/2011/10/15/otomobil-ve-cep-telefonu-lukstur/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Oct 2011 08:46:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyasi]]></category>
		<category><![CDATA[0 vergi]]></category>
		<category><![CDATA[durgunluk]]></category>
		<category><![CDATA[enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[maliye politikası]]></category>
		<category><![CDATA[vergi politikası]]></category>
		<category><![CDATA[vergi zammı]]></category>
		<category><![CDATA[vergilendirme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkolmez.com/?p=1207</guid>
		<description><![CDATA[Devletin son vergi zamlarından çıkarabileceğimiz sonuç budur. Türkiye&#8217;de bundan böyle otomobil ve cep telefon u lüks tüketime girer ve ekstra vergilendirmeye tabidir. Maliyenin temel kurallarından biri vergilendirmeyle ilgilidir. Özellikle Keynes sonrası dönemde devletin piyasaya dahlinin tek yolu vergiler olmuştur. Verginin temel fonksiyonu artışlarla talep enflasyonunu düşürmek ya da durgunluk dönemlerinde indirim, muafiyet ve yeniden yapılandırmalarla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p>Devletin son vergi zamlarından çıkarabileceğimiz sonuç budur. Türkiye&#8217;de bundan böyle otomobil ve cep telefon u lüks tüketime girer ve ekstra vergilendirmeye tabidir.</p>
<p>Maliyenin temel kurallarından biri vergilendirmeyle ilgilidir. Özellikle Keynes sonrası dönemde devletin piyasaya dahlinin tek yolu vergiler olmuştur. Verginin temel fonksiyonu artışlarla talep enflasyonunu düşürmek ya da durgunluk dönemlerinde indirim, muafiyet ve yeniden yapılandırmalarla talebi canlandırmaktır. Liberal devletin piyasaya müdahale enstrümanı vergidir.</p>
<p>Son gelen astronomik vergi zamları Türkiye&#8217;nin enflasyonist politikadan vazgeçme amacına hizmet ediyor. Otomobil, cep telefonu, alkol, sigara gibi tüketimi günden güne artan ürünlere olan talep kısılarak enflasyona uğraması engellenmeye çalışılıyor. Ancak tüketime yoğunlaşmış Türkiye gibi ülkelerde bu gibi kriz dönemlerinde üreticinin ekseriyeti vergi zamlarını daha az kar ederek absorbe etmeye çalışır. Bu sayede fiyatlar genel düzeyinde çok büyük bir artış yaşanmaz ancak bu süreç hem tüketiciyi hem de üreticiyi olumsuz etkileyecektir.</p>
<p>Yurtdışı üreticinin fiyatlandırmada indirime gitmesi pek de mümkün olmayacağı için yerli işletmeler küçük karlarla kazanç elde etme yoluna gidecek bu da iç arzı kamçılayarak cari açığın daralmasına katkıda bulunacaktır. Piyasa açısından bakıldığında vergi zammını böyle okuyabiliriz. Ancak devlet aldığı vergilerle de cari açığı kapatma yoluna gidecek ve kamu iç borç stoğu gibi kalemlere ödeme yaparak sürece farklı bir konumdan dahil olmak isteyebilecektir.</p>
<p>Öte yandan dünyanın genelinde yaşanan büyük bir durgunluk söz konusu. Dünya çapında talebin bu denli düştüğü, işsizliğin arttığı bir dönemde (Wall Street çalışanlarının bile greve gittiğini düşünürsek) Türkiye&#8217;de yapılan bu vergi zammının ekonomik talebi düşürme riski de açıktır. Buguüne kadar &#8220;alın verin ekonomiye can verin!&#8221; şiarıyla hareket eden bir iktidarın şimdi insanları tasarrufa teşvik edecek mali politikalar gütmesi de elbette bir çelişkiye işaret ediyor. Eğer bu kısa süreli bir yaraları sarma paketiyse söz konusu yaralar sarıldıktan sonra geri alınmalıdır. Çünkü orta ve üst orta sınıfın yaşam standardını düşüreceği açık olan bu yeni vergilendirme sınıflar arası ekonomik uçurumu da artıracaktır. Bu durumda bu zammın kısa süreli cari açık hedefine ulaşıldıktan sonra geri çekilmesi ve ya revize edilmesi ihtiyacı doğmaktadır.</p>
<p>Eğer devlet ya da hükümet talebi kontrol altına alma amacından sapıp vergileri halkın üzerinde demoklesin kılıcı gibi sallandırmaya devam ederse bunun sonu dünyadaki durgunluğun Türkiye&#8217;ye sıçraması ve Enflasyon-Deflasyon krizi olacaktır.</p>
<p>Devlet kısa vade için (6-9 ay) Türkiye sathında cep telefonu ve otomobil&#8217;i lüks tüketim sınıfına sokmuştur. Temennimiz bu sınıflandırmanın sözkonusu kısa vade boyunca geçerli olup daha sonra ortadan kaldırılması olacaktır.</p>
<div class="shr-publisher-1207"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><div style="clear: both; min-height: 1px; height: 3px; width: 100%;"></div><div class='shareaholic-like-buttonset' style='float:none;height:30px;'><a class='shareaholic-googleplusone' data-shr_size='medium' data-shr_count='true' data-shr_href='http%3A%2F%2Fwww.turkolmez.com%2F2011%2F10%2F15%2Fotomobil-ve-cep-telefonu-lukstur%2F' data-shr_title='Otomobil+ve+Cep+Telefonu+L%C3%BCkst%C3%BCr%21'></a></div><div style="clear: both; min-height: 1px; height: 3px; width: 100%;"></div><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkolmez.com/2011/10/15/otomobil-ve-cep-telefonu-lukstur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şehir ve İnsan</title>
		<link>http://www.turkolmez.com/2011/10/03/sehir-ve-insan/</link>
		<comments>http://www.turkolmez.com/2011/10/03/sehir-ve-insan/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Oct 2011 19:56:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Siyasi]]></category>
		<category><![CDATA[adapazarı]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[şehir ve insan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkolmez.com/?p=1198</guid>
		<description><![CDATA[http://twitter.com/#!/onurtrklmz/status/120782332780220417 devamı&#8230; Gerçekten de insan yaşadığı şehrin fiziki yapısıyla ruhunu biçimlendiriyor. Bu bilinç dışında gelişen bir olay olmakla birlikte bizi doğrudan doğruya etkiliyor. İnsan yaşadığı şehre biçim verdikçe aslında kendi ruhuna da biçim vermiş oluyor. Karışık şehir sorunlu insanlar demektir. Çünkü insanlar zaten günlük yaşamın var olan stresinin üzerine bir de şehrin düzensizliğiyle mücadele etmeye girişirse [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p style="text-align: right;"><a href="http://twitter.com/#!/onurtrklmz/status/120782332780220417">http://twitter.com/#!/onurtrklmz/status/120782332780220417</a> devamı&#8230;</p>
<p>Gerçekten de insan yaşadığı şehrin fiziki yapısıyla ruhunu biçimlendiriyor. Bu bilinç dışında gelişen bir olay olmakla birlikte bizi doğrudan doğruya etkiliyor. İnsan yaşadığı şehre biçim verdikçe aslında kendi ruhuna da biçim vermiş oluyor.</p>
<p>Karışık şehir sorunlu insanlar demektir. Çünkü insanlar zaten günlük yaşamın var olan stresinin üzerine bir de şehrin düzensizliğiyle mücadele etmeye girişirse bu sorunları daha da katlar. Dar sokaklara park etmiş araçlar, karmakarışık otobüs durakları, sıkışık trafik insanların zaten var olan kısıtlı zaman/yoğun iş stresinin üzerine eklendiğinde hayat iyice çekilmez olur.Kirli bir şehir yüreğinde yersiz korkular taşıyan kirlenmiş ya da kirletilmiş insanların şehridir.</p>
<p>Şehir temizlendikçe insan kendini yeniden doğmuş hisseder. Düşünün ki her sabah tertemiz sokaklardan geçip işinize gidiyorsunuz. Evlerin camlarında üç beş saksı… Düşünün ki düzenli bir toplu taşıma sistemi içinde, ya da iyi planlanmış ve düzenlenmiş yollarda tahmin ettiğiniz sürelerde gideceğiniz yerlere ulaşıyor, şehrin size sağladığı eğlence mekanlarında iyi vakit geçirebiliyor, park alanlarıyla gün sonunda rahat bir nefes alabiliyorsunuz. Bir şehir size daha ne verebilir ki?</p>
<p>Mesela Kültür Sanat… Değişik tiyatro oyunları ve sinema gösterimlerinin yanı sıra imza günleri, sergiler, prömiyerler, söyleşiler gibi özel kültür sanat etkinliklerinde gündelik hayatın dışında farklı zaman geçirebiliyorsunuz.</p>
<p>İnsan şehrine bu imkanları getirdikçe şehir de onu etkileyecek ve modernize edecektir. Şehre yapılan yatırım insana eninde sonunda geri dönecektir.</p>
<p>Uzun zamandır yaşadığım şehirde düzensizlik başıboşluk alıp yürümüştü. Her yerin eski ve bakımsız oluşu bir yana şehrin bir silueti ve ruhu da yoktu. İnsanlar da belki de bundan pay alarak daha içine kapanık ve karanlık idiler. Ama son zamanlarda bir şeyler oluyor. Şehrin altyapısı değişiyor, sokaklar güzelleşiyor, caddeler düzenleniyor, ulaşıma çeki düzen veriliyor, her şey ve her yer yenileniyor. Sanki Sakarya yeniden nefes almaya başlıyor.</p>
<p>Bu değişimde emeği geçen yerel yöneticiler ve sivil toplum Sakarya halkını daha açık bir toplum haline getirmek için var gücüyle mücadele ediyor. Özellikle Ramazan’da daha da artan Kültür faaliyetleri yılın tüm zamanlarına yayılmış durumda. Ben artık şehrimde daha huzurlu yürüyorum. Çünkü bir şeylerin değiştiği yeni bir ümidin şekillendiği bir şehir görüyorum. Çünkü daha düzenli daha temiz ve daha modern bir kent görüyorum. Ve bu kenti gördükçe onun bir parçası olarak kendimi daha iyi hissediyorum.</p>
<p>Elbette değişim kolay olmayacaktır. Elbette bir dönem huzursuzluklar yaşanacaktır ve elbette alışılmış düzenden vazgeçmek son tercih olması istenebilir. Ama görünen o ki şehrin yeni hali eski halini pek de aratmıyor. O halde yeni şehri sevmeye başlamak ve eski şehrin sıkışık, huzursuz ve kasvetli havasına veda etmek gerekiyor.</p>
<p>Şehirlerin ve içinde yaşayan insanların gelişimi paraleldir biraz biraz. Şehir güzelleştikçe insan da kendi içindeki güzelliği keşfedecektir. Şehre yeni nefes üflemek kolay olmayacak, ama bu taze nefes belki de hepimizin ruhuna üflenecek ve hepimiz daha güzel bir şekilde huzurla yaşayacağız.</p>
<div class="shr-publisher-1198"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><div style="clear: both; min-height: 1px; height: 3px; width: 100%;"></div><div class='shareaholic-like-buttonset' style='float:none;height:30px;'><a class='shareaholic-googleplusone' data-shr_size='medium' data-shr_count='true' data-shr_href='http%3A%2F%2Fwww.turkolmez.com%2F2011%2F10%2F03%2Fsehir-ve-insan%2F' data-shr_title='%C5%9Eehir+ve+%C4%B0nsan'></a></div><div style="clear: both; min-height: 1px; height: 3px; width: 100%;"></div><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkolmez.com/2011/10/03/sehir-ve-insan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir keskin kalem, bir kırık gözlük</title>
		<link>http://www.turkolmez.com/2011/01/23/bir-keskin-kalem-bir-kirik-gozluk/</link>
		<comments>http://www.turkolmez.com/2011/01/23/bir-keskin-kalem-bir-kirik-gozluk/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Jan 2011 22:57:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyasi]]></category>
		<category><![CDATA[90'lar]]></category>
		<category><![CDATA[kanlı 1 mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[kontrgerilla]]></category>
		<category><![CDATA[kürt dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[uğur mumcu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkolmez.com/?p=819</guid>
		<description><![CDATA[Ben bir kadın olsam&#8230; Seven bir kadın. Sevdiğim adamın parçalanışına evimin camından seyirci kalsam&#8230; Ayda bir defa pikniğe gittiğimiz arabanın içinde yok oluşuna tanık olsam&#8230; Sabahları pürtelaş işe yetişmeye çalıştığımız, soğuk havalarda marş almayan, servis masrafını gazeteden gelecek paradan ayırdığımız arabanın sadece bir çamurluğu kalsa geriye, hayat arkadaşımdan&#8230; Çıldırırdım! Türkiye de 90’ların karanlığında çıldırdı. Türkiye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p>Ben bir kadın olsam&#8230; Seven bir kadın. Sevdiğim adamın parçalanışına evimin camından seyirci kalsam&#8230; Ayda bir defa pikniğe gittiğimiz arabanın içinde yok oluşuna tanık olsam&#8230; Sabahları pürtelaş işe yetişmeye çalıştığımız, soğuk havalarda marş almayan, servis masrafını gazeteden gelecek paradan ayırdığımız arabanın sadece bir çamurluğu kalsa geriye, hayat arkadaşımdan&#8230;</p>
<p>Çıldırırdım!</p>
<p>Türkiye de 90’ların karanlığında çıldırdı. Türkiye toplumunun en saygı değer insanları gözlerinin önünde öldürüldü. Ülkenin belki de en zeki insanları yok edildi. Parçalandı. Geriye onların iddialı sözleri, cesur gözleri ve bir kaç kitap kaldı.</p>
<p>Cumhuriyet, uzun süredir takip ettiğim bir gazete değil. Fazla sert bir çizgide gidiyor. Velakin 80’ler ve 90’lar Cumhuriyet için belki de altın çağ denilecek yıllardı. O yıllarda babamın elinden düşmezmiş. Annem anlatır. En çok da Uğur Mumcu’yu okurken oturuşunu düzeltir,  boğazını temizler, şaşırmış ürkmüş halde mırıldanırmış.</p>
<p>Uğur Mumcu’yu öldüğü zaman ardından yakılan o meşhur türküyü söyleyen kişi sanırdım ben. Uzun süre Selda Bağcan’ın Uğur Mumcu olduğunu düşünmüşüm. Çok sonra ağlayan insanların televizyondaki görüntüleriyle tanıdım onu. Bilmiyorum&#8230; Belki babamdan bir miras alma hevesi belki boş zamanların doğurduğu merakla, yıllar önce yazdığı yazıları okumaya başladım.</p>
<p>Mumcu 80’lerin sonunda yazdığı yazılarda kontrgerillayı, ergenekonu ve diğer çeteleşmiş, kanserleşmiş derin devlet yapılarını açıklıyor, pek çok toplumsal olayın bir numaralı sanığı olarak onları hedef gösteriyordu. Üslubundaki epik yön yer yer göze batsa da yazdıklarının içeriği gerçekten düşündürücüydü. Bugün bile pek çok araştırmacı yazarın belki korkudan belki bilgi eksikliğinden tam olarak tanımlayamadığı konularda deliller gösteriyor hesap soruyordu.</p>
<p>Özellikle <a href="http://kutuphane.halkcephesi.net/ugur_mumcu/1_mayis_sorusturma.htm">Kanlı 1 Mayıs</a> hakkında yazdığı ve çok önemli sorular soran iddialı yazısı dönemin başbakanı İstanbul Valisi ve Emniyet Müdürü’nü suçluyordu. Bugün bu tarz olayları sorgulayabilecek bir aydın bulamıyoruz. Sorgulamaya kalkanlarında başına neler geldiği ortada.</p>
<p>Derin Devlet, Kürt Sorunu konularında son derece dobra yazılar yazıyordu. Özellikle bugünün Irak Cumhuriyet’inin idaresini elinde bulunduran Barzani ve Talabani’ye yönelik <a href="http://ihtiyarus.blogspot.com/2006/11/uur-mumcunun-lmne-sebep-olan-yazi.html">iddiaları</a> ve sunduğu deliller büyük ses getirmiş bu şahısların Kürt Sorunu denkleminden çıkarılmasının önemine işaret etmişti. Ele aldığı konular 2000’li yıllarda daha yeni yeni konuşulmaya başlamışken o 80’lerde bunların sorunlu noktalarını tespit etmiş ve çözüm önerilerini ortaya koymuştu.</p>
<p>Ölümünden önce kapsamlı bir <a href="http://www.idefix.com/kitap/kurt-dosyasi-ugur-mumcu/tanim.asp?sid=SMUA6EYKFK0AL32F87ED">Kürt Sorunu çalışması </a>yapıyordu. Nitekim yarım kalan notlarından oluşturulan kitapçıkta büyük Kürt aşiretlerinin soy kökenleri Kürtlerin Osmanlı’dan Cumhuriyete siyasi alandaki faaliyetlerinden başlayarak sorunun teknik çözümlemesini sunmaya çalışacaktı. Ama olmadı.</p>
<p>Ben bugünlerin çözümlemesini yapmak için dönüp Uğur Mumcu’nun konuyla ilgili yazdıklarını okurum. Bu hem düşüncelerine duyduğum derin saygının bir ifadesi hem de babamı yad etmenin en uygun yolu oldu. Mumcu’nun çözümlemeleri bugün olayın içinde olanların bile yapamayacağı kadar geniş bir sahaya cevap veriyor.</p>
<p>Ve tüm delilleri bir kenara koyarsak sadece onun yazdıklarına bakarak şuna inanıyorum. Mumcu’nun katili o hizbulbilmemne örgütü falan değil. Zaten o da yazılarında İslami Terör Örgütü ve sair oluşumların kontrgerilla kontrolünde faaliyet gösterdiğine işaret ediyor.</p>
<p>Uğur Mumcu benim babamdan aldığım bir miras gibi. Onun keskin zekası, ileri görüşlülüğü ve azmiyle yolumu aydınlatmaya çalışıyorum. Ve dilim döndükçe aklım elverdikçe düşünmeye ve düşündüğümü açık yüreklilikle söyleme gayretini onda buluyorum.Bu ülkenin seven kadınları bir daha çıldırmasın diye, pikniğe gittikleri arabaları ve içinde sevdikleri adamları parçalanmasın diye.</p>
<p>Bir keskin kalem bir kırık gözlük aşkına&#8230;</p>
<div class="shr-publisher-819"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><div style="clear: both; min-height: 1px; height: 3px; width: 100%;"></div><div class='shareaholic-like-buttonset' style='float:none;height:30px;'><a class='shareaholic-googleplusone' data-shr_size='medium' data-shr_count='true' data-shr_href='http%3A%2F%2Fwww.turkolmez.com%2F2011%2F01%2F23%2Fbir-keskin-kalem-bir-kirik-gozluk%2F' data-shr_title='Bir+keskin+kalem%2C+bir+k%C4%B1r%C4%B1k+g%C3%B6zl%C3%BCk'></a></div><div style="clear: both; min-height: 1px; height: 3px; width: 100%;"></div><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkolmez.com/2011/01/23/bir-keskin-kalem-bir-kirik-gozluk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>herkes akıllı bir ben deli</title>
		<link>http://www.turkolmez.com/2011/01/18/herkes-akilli-bir-ben-deli/</link>
		<comments>http://www.turkolmez.com/2011/01/18/herkes-akilli-bir-ben-deli/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 Jan 2011 23:16:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyasi]]></category>
		<category><![CDATA[agos]]></category>
		<category><![CDATA[herkes akıllı bir ben deli]]></category>
		<category><![CDATA[hrant dink]]></category>
		<category><![CDATA[mahallenin delisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkolmez.com/?p=806</guid>
		<description><![CDATA[ve o g&#252;n &#246;zg&#252;rl&#252;k sırtından vurulmuş yatıyordu&#8230; Blogumu kurarken se&#231;tiğim sloganın altında bir fikir adamının imzası yatıyor. O adam ise 4 yıl &#246;nce kurup b&#252;y&#252;tt&#252;ğ&#252; gazetesinin &#246;n&#252;nde, b&#246;yle bi&#231;imsizce yatıyordu. &#160; Hrant Dink&#8217;i &#246;l&#252;m&#252;nden sonra tanıyanlardanım. Ve bu konuda tek tesellim onun yaşam tarzına yansıyan naiflik ve fazla g&#246;z &#246;n&#252;nde olmama g&#252;d&#252;s&#252;d&#252;r. Bizim aile; Adnan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p style="text-align: right;"><em>ve o g&uuml;n &ouml;zg&uuml;rl&uuml;k sırtından vurulmuş yatıyordu&#8230;</em></p>
<div>Blogumu kurarken se&ccedil;tiğim sloganın altında bir fikir adamının imzası yatıyor. O adam ise 4 yıl &ouml;nce kurup b&uuml;y&uuml;tt&uuml;ğ&uuml; gazetesinin &ouml;n&uuml;nde, b&ouml;yle bi&ccedil;imsizce yatıyordu.</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>Hrant Dink&rsquo;i &ouml;l&uuml;m&uuml;nden sonra tanıyanlardanım. Ve bu konuda tek tesellim onun yaşam tarzına yansıyan naiflik ve fazla g&ouml;z &ouml;n&uuml;nde olmama g&uuml;d&uuml;s&uuml;d&uuml;r. Bizim aile; Adnan Menderes&rsquo;in de Deniz Gezmiş&rsquo;in de idamına da aynı oranda &uuml;z&uuml;lm&uuml;ş, Turgut &Ouml;zal&rsquo;ın şaibeli &ouml;l&uuml;m&uuml;ne kaş kaldırmış, Uğur Mumcu&rsquo;nun par&ccedil;alanışına baş kaldırmıştır. B&ouml;yle bir ailede yetiştiğim i&ccedil;in kendimi şanslı sayıyorum. Bu &uuml;lkede sadece d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml; i&ccedil;in &ouml;ld&uuml;r&uuml;len insanlara acıyan, sağ duyulu vicdanlı bir kesim olduğuna da inanıyorum. </div>
<div>&nbsp;</div>
<div>Ezilen her kimse onun ardında durmak, sesi kısılanın yanına gidip onun yerine haykırmak bizim vicdan anlayışımızın tezah&uuml;r&uuml; olmuştur. </div>
<div>&nbsp;</div>
<div>Hrant&rsquo;ın <a href="http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/432622.asp">Mahallenin Delisi</a> başlıklı yazısında AGOS&rsquo;a bi&ccedil;tiği g&ouml;rev de bu d&uuml;ş&uuml;nceyi tamamlıyor aslında. O gazetesini herkesin kendini akıllı addettiği bu mahallenin delisi olarak g&ouml;stermiş, ezberleri bozan, kutuplaşmaların yerine kucaklaşmaların dertlere kulak vermenin merkezi olacağını s&ouml;ylemişti. Kim yaralıysa onun yarasıyla hemhal olmak AGOS&rsquo;un vicdan g&ouml;reviydi. </div>
<div>&nbsp;</div>
<div>Aslında Hrant&rsquo;ın a&ccedil;tığı bu yol sadece gazetesine değil kişisel olarak bana da ışık tuttu. Etrafta t&uuml;rl&uuml; oyunlarla koltuğunu garantileyip kendini &ldquo;akıllı&rdquo; sayan adamlar varken belki de &ldquo;deli&rdquo; olmak en iyisiydi. Herkesin gittiği y&ouml;n&uuml;n tersine gitmek d&uuml;şmanlık sebebiydi belki ama kimsenin bakmadığı a&ccedil;ılardan bakma şansı sunuyordu. Hrant&rsquo;ın &ldquo;deliliği&rdquo; başka başka pencereler a&ccedil;ıyordu.</div>
<div>O da &ouml;yle herkesin hoşuna gidecek yerlerden a&ccedil;madı penceresini. Yetimhanede başlayıp mahkeme salonlarına s&uuml;r&uuml;klenen ve hep bir hak arama m&uuml;cadelesiyle ge&ccedil;en bir &ouml;m&uuml;rde onun i&ccedil;in pek değişen bir şey yoktu aslında. Ama o sesini &ccedil;ıkardık&ccedil;a değişen; egemenlerin kurdukları paradigmanın sallantıya girmesiydi. D&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; s&ouml;ylediği i&ccedil;in &ouml;nce hain sonra maktul ilan edildi. Sonunda birilerine hırstan tırnaklarını yemekten fazlasını yaptırdı bu naif adamın &ldquo;deliliği&rdquo;.</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>&Ouml;l&uuml;m&uuml; i&ccedil;in a&ccedil;ılan davanın tutanaklarında adını yazdıramadan&nbsp;Fırat Dink diye kaydoldu, devlet i&ccedil;inde devletin namlusunda arpacık oldu Hrant. <a href="http://www.hranticinadaleticin.com/tr/kronoloji.php">Dava s&uuml;reci</a> yılan hikayesine d&ouml;nd&uuml;r&uuml;ld&uuml;. Soruşturmalar,&nbsp;beraatlar, itirazlar, temyizler, yeniden itirazlarla ailesi i&ccedil;in takip edilmesi gittik&ccedil;e zorlaşan bir labirente &ccedil;evrildi.</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>Hrant&rsquo;ın &ouml;l&uuml;m&uuml; tıpkı Uğur Mumcu&rsquo;nun Turgut &Ouml;zal&rsquo;ın &ouml;l&uuml;m&uuml; gibi bir şeydi bizim ailede. Aynı nazarda canımızı yaktı. Ondan bana kalan, benim Hrant&rsquo;ın hayatından m&uuml;cadelesinden &ccedil;ıkardığım tek şey de bu d&uuml;ş&uuml;nce oldu; &ldquo;herkes akıllıysa, sen deli ol..&rdquo; </div>
<div>&nbsp;</div>
<div>O g&uuml;nden beri ben K&uuml;rt bir &Ccedil;ingene, eşcinsel bir Ermeni, t&uuml;rbanlı bir solcu, alkolik bir muhafazakarım. Bu &uuml;lkede faşizm kimi ezdiyse ben oyum. &quot;Onlar&quot; akıllıysa ben deli olmayı yeğlerim.</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>Hrant&rsquo;ın bana ve binlere bıraktığı mirasın şerefine, beyazlara b&uuml;r&uuml;n&uuml;p g&ouml;lgesiz kalana dek&#8230;</div>
<div class="shr-publisher-806"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><div style="clear: both; min-height: 1px; height: 3px; width: 100%;"></div><div class='shareaholic-like-buttonset' style='float:none;height:30px;'><a class='shareaholic-googleplusone' data-shr_size='medium' data-shr_count='true' data-shr_href='http%3A%2F%2Fwww.turkolmez.com%2F2011%2F01%2F18%2Fherkes-akilli-bir-ben-deli%2F' data-shr_title='herkes+ak%C4%B1ll%C4%B1+bir+ben+deli'></a></div><div style="clear: both; min-height: 1px; height: 3px; width: 100%;"></div><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkolmez.com/2011/01/18/herkes-akilli-bir-ben-deli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meclisteki Partilerin İnternet Medyası Sınavı</title>
		<link>http://www.turkolmez.com/2011/01/18/meclisteki-partilerin-internet-medyasi-sinavi/</link>
		<comments>http://www.turkolmez.com/2011/01/18/meclisteki-partilerin-internet-medyasi-sinavi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 Jan 2011 01:50:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyasi]]></category>
		<category><![CDATA[Teknolojik]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[akparti]]></category>
		<category><![CDATA[bdp]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[devlet bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[egemen bağış]]></category>
		<category><![CDATA[facebook]]></category>
		<category><![CDATA[friendfeed]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[melih gökçek]]></category>
		<category><![CDATA[mhp]]></category>
		<category><![CDATA[muharrem ince]]></category>
		<category><![CDATA[partilerin internet siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[recep tayyip erdoağn]]></category>
		<category><![CDATA[sakin güç]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi partiler]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[suat kılıç]]></category>
		<category><![CDATA[tbmm]]></category>
		<category><![CDATA[twitter]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkolmez.com/?p=803</guid>
		<description><![CDATA[Şu artık su g&#246;t&#252;rmez bir ger&#231;ek: İnternet artık konvansiyonel medya olarak adlandırılan TV-Gazete-Radyo &#252;&#231;geninin dışında yeni bir mecra oluşturdu. Bu yeni ortam da artık &#246;nemsenmesi gereken bir tepki mekanizması ve baskı grubu olarak karşımıza &#231;ıkıyor. &#214;zellikle sosyal paylaşım sitelerinde planlanan ve ger&#231;ek hayatta meydanlarda ger&#231;ekleştirilen eylemler internet medyasının artık ciddiye alınması gereken bir olguya d&#246;n&#252;şt&#252;ğ&#252;n&#252;n [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p>Şu artık su g&ouml;t&uuml;rmez bir ger&ccedil;ek: İnternet artık konvansiyonel medya olarak adlandırılan TV-Gazete-Radyo &uuml;&ccedil;geninin dışında yeni bir mecra oluşturdu. Bu yeni ortam da artık &ouml;nemsenmesi gereken bir tepki mekanizması ve baskı grubu olarak karşımıza &ccedil;ıkıyor. &Ouml;zellikle sosyal paylaşım sitelerinde planlanan ve ger&ccedil;ek hayatta meydanlarda ger&ccedil;ekleştirilen eylemler internet medyasının artık ciddiye alınması gereken bir olguya d&ouml;n&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n kanıtı. Gitgide g&uuml;ncel siyasete de etki etmeye başlayan internet medyasına karşı siyasetin merkezinde bulunan siyasi partilerin duruşu ne durumda peki? Bu temel soru altında TBMM&rsquo;de grubu bulunan siyasi partilerin internet medyasına karşı duruşları ve genel olarak internetteki varlıklarını kısaca araştırarak bir değerlendirmeye vardım.&nbsp;</p>
<p><strong>AK Parti</strong></p>
<p>Her ne kadar başbakan tezek kokusunu twitter&rsquo;a tercih etmiş olsa da partinin pek &ccedil;ok &ouml;nde gelen ismi sosyal medyayla haşır neşir durumda. Suat Kılı&ccedil;, Egemen Bağış, Melih G&ouml;k&ccedil;ek gibi flaş isimlerin yanı sıra -aynı gelenekten gelmesini de hesaba katarsak- Cumhurbaşkanı Abdullah G&uuml;l de twitter kullanıyor. Ancak G&uuml;l&rsquo;&uuml;n hesabı danışmanları tarafından g&uuml;ncellenirken milletvekillerinin kendi yazdıkları ve sorulara yanıt verdikleri, g&uuml;ncel konulara yorum yaptıkları g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor.</p>
<p>Partinin resmi web sitesi en son 2007 se&ccedil;imleri sonrası g&uuml;ncellendi. Bu yazıyı hazırlarken sanırım bir altyapı problemi nedeniyle siteye erişilemiyordu. Sitede parti i&ccedil;i yapılar (Sosyal Hizmetler, Kadın Kolları vs.) ve bu yapılardan sorumlu milletvekillerinin kim olduğu anlaşılır bi&ccedil;imde belirtilen bir tasarım uygulanmış. Daha &ccedil;ok haber verme amacı taşıyan bir yapı s&ouml;z konusu. Ağırlıklı olarak mavi ve turuncu rengin hakim olduğu g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Bunlar da zaten partinin kurumsal kimliğinde bulunan renkler. Ancak sitenin men&uuml;leri olduk&ccedil;a kalabalık ve ergonomiden uzak. Belki ilk d&ouml;nemlerde daha sade olan men&uuml; barları h&uuml;k&uuml;metler ve g&ouml;revler arttık&ccedil;a zenginleşmiş ve karmaşıklaşmış. </p>
<p>Partinin resmi bir Facebook, friendfeed ve twitter hesabı bulunmuyor. </p>
<p><a href="http://www.akparti.org.tr/">www.akparti.org.tr</a> </p>
<p><strong>BDP</strong></p>
<p>Sanırım internet &uuml;zerinde en cılız hareket eden parti Barış ve Demokrasi Partisi. Sitesi parti kurulduğunda uygulanan ilk tasarımıyla yayın yapıyor. Sarı ve Yeşil renkler hakim. Anasayfa&rsquo;da &ouml;ncelikle &ldquo;meclis &ouml;nergelerimiz&rdquo; başlığı dikkat &ccedil;ekiyor. Belli ki partinin taraftarları ve takip&ccedil;ilerine mecliste bir &ccedil;alışma ve gayret i&ccedil;inde olduklarına dair mesaj verme kaygısı bulunuyor. Genel anlamda olmuş olması i&ccedil;in yapılmış bir site imajı veriyor. Zayıf.</p>
<p>Partinin resmi bir Facebook, friendfeed ve twitter hesabı bulunmuyor.</p>
<p><a href="http://www.bdp.org.tr/">www.bdp.org.tr</a>&nbsp;</p>
<p><strong>CHP</strong></p>
<p>Son g&uuml;nlerde internet ve sosyal medya &uuml;zerinde atağa kalkan ilk parti Cumhuriyet Halk Partisi oldu. &Ouml;zellikle genel başkan Kılı&ccedil;daroğlu&rsquo;nun twitter hesabından verdiği mesajlar haber b&uuml;ltenlerinin g&uuml;ndemini meşgul etti. Onun yanı sıra partinin dikkat &ccedil;eken isimlerinden Muharrem İnce&rsquo;nin de twitter hesabı bulunuyor. Başkan&rsquo;ın hesabı danışmanlarınca g&uuml;ncellenirken İnce hesabına kendi giriş yapıyor. Kılı&ccedil;daroğlu&rsquo;nun twitter&rsquo;dan başka bir de &ldquo;Sakin G&uuml;&ccedil;&rdquo; adlı bir Facebook sayfası da var. </p>
<p>CHP, Kılı&ccedil;daroğlu&rsquo;nun başikanlığa oturmasıyla interneti &ouml;nemli g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; a&ccedil;ıklamıştı. Bunun bir emaresi olarak web sitelerini yenilediler. Eski web sitenin tarayıcılar arası uyumsuzlukları, ağır kalan altyapısı ve karmaşık tasarımı yerine, sade ve etkin bir web sayfası hazırlanmış. Hakim renk olarak Avrupa&rsquo;da sol partilerinin de kullandığı g&ouml;ky&uuml;z&uuml; mavisi kullanılmış. Genel anlamda başkan eksenli bir grafik tasarım uygulamasının olduğunu s&ouml;ylemek gerek. Anasayfa&rsquo;da genel başkanın bir posteri hemen altında manşet mod&uuml;l&uuml;nde başkanın a&ccedil;ıklamalarından derlenen haberler, onun da altında başkanın twitter hesabından ge&ccedil;ilen son mesajlar bulunuyor. Bunun da altında başkanın &ouml;zge&ccedil;mişi ve meclis konuşma metinlerinin yer aldığı bir mod&uuml;l daha var. Kısaca sitenin Kılı&ccedil;daroğlu&rsquo;nun kişisel web sitesi haline geldiğini s&ouml;ylesem abartmış olmam sanırım.</p>
<p>&Ouml;te yandan sitede bulunan Biz Kimiz? Fikrinizi S&ouml;yleyin ve Takıma Katılın gibi butonlar Avrupalı sosyal demokratların &ccedil;alışmalarının iyi hatim edildiğinin bir g&ouml;stergesi. Bu &ccedil;alışamnın altında Emrehan Halıcı imzası olduğuna bahse varım. </p>
<p>Partinin &ldquo;Sakin G&uuml;&ccedil;&rdquo; resmi bir Facebook sayfası mevcut. </p>
<p><a href="http://www.chp.org.tr/">www.chp.org.tr</a> <a href="http://www.facebook.com/sakingucuz">www.facebook.com/sakingucuz</a> <a href="http://www.twitter.com/kilicdarogluk">www.twitter.com/kilicdarogluk</a> </p>
<p><strong>MHP</strong></p>
<p>Milliyet&ccedil;i Hareket Partisi de sosyal medyaya yeni yeni adımlar atan partilerden. Genel Başkan Devlet Bah&ccedil;eli&rsquo;nin danışmanları tarafından g&uuml;ncellenen bir twitter hesabı var. Ayrıca partinin resmi web sitesinin yanı sıra bir de resmi video paylaşım portalı var. Şu anda resmi web sitesinde kullanılan tasarım bir &ouml;nceki tasarım &uuml;zerinde yapılan 1-2 d&uuml;zenlemeyle elde edilmiş. Sayfanın d&uuml;zeni nedense insanda sık g&uuml;ncellenmeyen bir siteymiş havası yaratıyor. Tasarımcı da bunu sezmiş olmalı ki pek hareketli bir manşet mod&uuml;l&uuml; koyarak durumu kurtarmaya &ccedil;alışmış. </p>
<p>Partinin resmi bir Facebook, friendfeed ve twitter hesabı bulunmuyor. </p>
<p><a href="http://www.mhp.org.tr/">www.mhp.org.tr</a> <a href="http://www.mhptv.org.tr/">www.mhptv.org.tr</a> <a href="http://www.twitter.com/dbdevletbahceli">www.twitter.com/dbdevletbahceli</a> </p>
<p>Genel olarak milletvekillerinin kişisel sayfaları bir yana bırakılırsa partilerimizin intenet medyasına pek de ilgili olmadıkları, sanal alem &uuml;zerinde bir kurumsal kimlik inşa etmeye niyetli olmadıkları seziliyor. Pek &ccedil;oğunun resmi bir twitter ve Facebook hesabının bulunmaması sanal d&uuml;nyayı lakayt bulduklarına bir kanıt olabilir. Şunu da belirtmeli ki MHP ve CHP ağır aksak da olsa bu alanda bir takım &ccedil;alışmalar i&ccedil;inde bulunuyorlar. Tabi bu araştırmaya mecliste grubu bulunmayan partilerin dahil edilmediğini de belirmem gerek. Belki bir g&uuml;n de onların &ccedil;alışmalarını i&ccedil;eren bir değerlendirme yaparım.</p>
<div>not: partilerin adları alfabetik olarak sıralandı.</div>
<div class="shr-publisher-803"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><div style="clear: both; min-height: 1px; height: 3px; width: 100%;"></div><div class='shareaholic-like-buttonset' style='float:none;height:30px;'><a class='shareaholic-googleplusone' data-shr_size='medium' data-shr_count='true' data-shr_href='http%3A%2F%2Fwww.turkolmez.com%2F2011%2F01%2F18%2Fmeclisteki-partilerin-internet-medyasi-sinavi%2F' data-shr_title='Meclisteki+Partilerin+%C4%B0nternet+Medyas%C4%B1+S%C4%B1nav%C4%B1'></a></div><div style="clear: both; min-height: 1px; height: 3px; width: 100%;"></div><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkolmez.com/2011/01/18/meclisteki-partilerin-internet-medyasi-sinavi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yahşi Batı&#8217;nın Siyasi Tabanı</title>
		<link>http://www.turkolmez.com/2011/01/08/yahsi-batinin-siyasi-tabani/</link>
		<comments>http://www.turkolmez.com/2011/01/08/yahsi-batinin-siyasi-tabani/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Jan 2011 14:43:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Siyasi]]></category>
		<category><![CDATA[cem yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[derin devlet]]></category>
		<category><![CDATA[ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[johnny lesh]]></category>
		<category><![CDATA[kızıl derili]]></category>
		<category><![CDATA[kızılderili]]></category>
		<category><![CDATA[kontrgerilla]]></category>
		<category><![CDATA[kürt]]></category>
		<category><![CDATA[mafya]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[statüko]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[yahşi batı]]></category>
		<category><![CDATA[zafer algöz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkolmez.com/?p=790</guid>
		<description><![CDATA[Cem Yılmaz&#39;ın en &#231;ok eleştirildiği nokta siyasi mizah&#39;tan ka&#231;ınmasıdır. kimileri bunu yetersizlikle kimileri korkaklıkla a&#231;ıklamaya &#231;alışıyor. t&#252;m s&#246;ylenenlerin aksine Cem Yılmaz&#39;ın son filmi Yahşi Batı&#39;da ince bir siyasi alt metin var. Filmde Zafer Alg&#246;z&#39;&#252;n canlandırdığı şerif, faaliyet alanları (din,kolluk,kanun vs.) bakımından devleti ve &#246;zellikle stat&#252;kocu derin devleti temsil ediyor. şehirdeki t&#252;m faaliyetler hatta saloon bile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p>Cem Yılmaz&#39;ın en &ccedil;ok eleştirildiği nokta siyasi mizah&#39;tan ka&ccedil;ınmasıdır. kimileri bunu yetersizlikle kimileri korkaklıkla a&ccedil;ıklamaya &ccedil;alışıyor. t&uuml;m s&ouml;ylenenlerin aksine Cem Yılmaz&#39;ın son filmi Yahşi Batı&#39;da ince bir siyasi alt metin var.</p>
<p>Filmde Zafer Alg&ouml;z&#39;&uuml;n canlandırdığı şerif, faaliyet alanları (din,kolluk,kanun vs.) bakımından devleti ve &ouml;zellikle stat&uuml;kocu derin devleti temsil ediyor. şehirdeki t&uuml;m faaliyetler hatta saloon bile ona ait. </p>
<p>Kızılderililer ise&nbsp;K&uuml;rtler. Johnny Lesh bizim derin devletin bir d&ouml;nem K&uuml;rt iş adamı ve aşiret reislerini yok etmek amacıyla kullandığı mafya&#8230; Bir sahnede şerif birilerine Kızılderili kıyafeti giydirerek &quot;ulelek ulelek diye ortalığı velveleye verin&quot; diyor. Burası da kontrgerilla faaliyetlerine ve ergenekona işaret etmiş. Kontrgerillanın PKK namıyla doğuda yaptığı katliamlar, &nbsp;asit kuyuları, ergenekon&#39;un &quot;provokasyonları&quot;&nbsp;vs. burada &ccedil;ok ucundan anlatılmış. </p>
<p>&Ouml;te yandan PKK olgusu da bir grup yol kesen Kızılderiliyle sembolize edilmiş. Y&uuml;ksek &ouml;ğretim alan militanlar &quot;Adım Richard Thomas oxford&#39;da okuyorum.&quot; diyen Kızılderilinin dilinde hayat buluyor. Bu aşırı liberal duruşun yanında filmin resmi ideolojiye selam &ccedil;aktığı yerler de var. &Ouml;rneğin &quot;T&uuml;rkler Kızılderili değil, Kızılderililer T&uuml;rkt&uuml;r&quot; s&ouml;z&uuml;n&uuml;n sık&ccedil;a duyulması K&uuml;rt diye bir ırkın olmadığı d&uuml;ş&uuml;ncesine, Kızılderililerin onlara yerel dille hitap eden Cem Yılmaz&#39;ı anlamayıp T&uuml;rk&ccedil;e konuşmaları da dil polemiğine yapılmış ince bir g&ouml;ndermedir. </p>
<p>Filmi 3 defa &uuml;st&uuml;ste izleyerek yaptığım bu &ccedil;ıkarımlar tamamen yalan, uydurma da olabilir. Ama ben bu kokuyu aldım.</p>
<div class="shr-publisher-790"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><div style="clear: both; min-height: 1px; height: 3px; width: 100%;"></div><div class='shareaholic-like-buttonset' style='float:none;height:30px;'><a class='shareaholic-googleplusone' data-shr_size='medium' data-shr_count='true' data-shr_href='http%3A%2F%2Fwww.turkolmez.com%2F2011%2F01%2F08%2Fyahsi-batinin-siyasi-tabani%2F' data-shr_title='Yah%C5%9Fi+Bat%C4%B1%27n%C4%B1n+Siyasi+Taban%C4%B1'></a></div><div style="clear: both; min-height: 1px; height: 3px; width: 100%;"></div><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkolmez.com/2011/01/08/yahsi-batinin-siyasi-tabani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Makale Değerlendirmesi</title>
		<link>http://www.turkolmez.com/2010/12/20/bir-makale-degerlendirmesi/</link>
		<comments>http://www.turkolmez.com/2010/12/20/bir-makale-degerlendirmesi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Dec 2010 14:14:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Siyasi]]></category>
		<category><![CDATA[Çağdaş Yerel Yönetimler Dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[il ölze idareleri]]></category>
		<category><![CDATA[mahalli idareler]]></category>
		<category><![CDATA[makale okuma]]></category>
		<category><![CDATA[makale yorumlama]]></category>
		<category><![CDATA[stratejik planlama]]></category>
		<category><![CDATA[todaie]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’de İl Özel İdarelerinin Vizyonları ve Misyonları Üzerine Bir Değerlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[vizyon misyon]]></category>
		<category><![CDATA[yerel yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[yerelnet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkolmez.com/?p=769</guid>
		<description><![CDATA[Kamu Yönetimi bölümü öğrencisi olarak aynı ve benzer bölümdeki arkadaşların ödev ve proje hazırlarken yaşadıkları en büyük sıkıntının kaynak bulma ve yorumlama ile ilgili olduğunu iyi biliyorum. Öncelikle problem kaynakların bulunmasında çıkıyor. Online veritabanlarının çoğunun sadece akademisyenlere açık olması kütüphanelerin fiziki şartları ve personelin yeterli donanıma sahip olmaması da önemli bir handikap.Ayrıca öğrenci olarak bizlerin de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p>Kamu Yönetimi bölümü öğrencisi olarak aynı ve benzer bölümdeki arkadaşların ödev ve proje<img class="alignright" src="http://www.ekocozum.com/blog/wp-content/uploads/2008/12/makale01.jpg" alt="" width="248" height="177" /> hazırlarken yaşadıkları en büyük sıkıntının kaynak bulma ve yorumlama ile ilgili olduğunu iyi biliyorum. Öncelikle problem kaynakların bulunmasında çıkıyor. Online veritabanlarının çoğunun sadece akademisyenlere açık olması kütüphanelerin fiziki şartları ve personelin yeterli donanıma sahip olmaması da önemli bir handikap.Ayrıca öğrenci olarak bizlerin de akademik bir makaleyi nasıl okuyacağımız ve yorumlayacağımızı bilmiyor oluşumuz da bir gerçek.</p>
<p>İşte tüm bu detaylar üst üste binince örnek bir şablonda bir makale nasıl okunur nasıl yorumlanır ve hangi eleştirilere tabi tutulur göstermek gerektiğini düşündüm. Aşağıda bunun bir örneğini göreceksiniz. Makalenin kendisine <a href="http://www.todaie.gov.tr/">TODAİE</a> web sitesinden ulaşabilirsiniz.</p>
<p><span id="more-769"></span></p>
<p><strong>MAKALENİN KÜNYESİ</strong></p>
<p> TEK, Murat (2010) “Türkiye’de İl Özel İdarelerinin Vizyonları ve Misyonları Üzerine Bir Değerlendirme”, <em>Çağdaş Yerel Yönetimler Dergisi</em>, Cilt 19 Sayı 2, s. 1-28</p>
<p> <strong>MAKALENİN KONUSU</strong></p>
<p> 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile birlikte, Türkiye’de stratejik plan yapılması birçok kamu örgütü açısından zorunluluk haline gelmiştir. Belediyeler ve il özel idareleri olmak üzere yerel yönetimler de bu kapsama girmektedir. Bu çalışma ile il özel idarelerinin hazırlamış oldukları stratejik planların vizyon ve misyonları ele alınmaktadır. Çalışma kapsamında stratejik planın hangi amaçla kullanıldığı göz önünde bulundurularak, il özel idarelerinin vizyon ve misyonları eleştirel bir çözümlemeye tabi tutulmaktadır. Bu değerlendirmenin sonucunda ilk olarak stratejik planlarda yer verilen vizyon ve misyonlar, bu paralelde stratejik planlama çalışmalarında gözlemlenen birtakım eksiklikler ve hatalar ortaya konulmaya çalışılmıştır.</p>
<p> <strong>MAKALENİN YÖNTEMİ</strong></p>
<p> Çalışmada öncelikle literatür taraması yapılmış, ayrıca İl Özel İdarelerinin Vizyon ve Misyon beyanları incelenerek doküman incelemesi uygulanmıştır. Kaynakçası geniş olmakla birlikte kullanılan kaynakların pek azının güncel olduğu görülmüştür. Kaynaklar arasında en güncel olanın 2008 yılına ait olup bu yıla ait sadece 2 adet kaynak bulunduğu gözlenmiştir. Stratejik Planlama konusunda son yıllara ait spesifik olarak bu konu üzerine yazılmış olan şu makale ve tezler de kullanılabilirdi:</p>
<ul>
<li>KUTLUCAN, Kayhan (2009) “Belediyelerde stratejik planlama uygulaması” Marmara Üniversitesi SBE</li>
<li>YILDIRIM, Handan (2009) “Türkiye’de büyükşehir belediyelerinde stratejik planlama üzerine bir analiz” Abant İzzet Baysal Üniversitesi SBE</li>
</ul>
<p>Çalışma kapsamında öncelikle Türkiye’de kamu kurumları tarafından hazırlanan stratejik planların topluca yer aldığı portaldan yararlanılmıştır (sp.gov.tr). Ancak kimi il özel idarelerinin stratejik planları eksik olduğundan web siteleri ziyaret edilerek stratejik planların sağlanması yoluna gidilmiştir. Kimi il özel idarelerinin vizyon ve misyon beyanlarına stratejik planlardan değil faaliyet raporlarından ulaşılmıştır. Sonuçta 63 il özel idaresine ait vizyon ve misyon beyanlarına ulaşılmıştır. Bartın, Erzurum, Kars ve Samsun’un vizyon ve misyonlarında sorunlar olması nedeniyle çizelgelerde yer verilmemiştir.</p>
<p> <strong>MAKALENİN İÇERİĞİ</strong></p>
<p><strong> </strong>Çalışma esasen üç bölümde incelenebilir. İlk bölümde Stratejik Planlama, Vizyon ve Misyon kavramları hakkında teorik bilgilere yer verilerek tanımlanmış, ikinci bölümde özellikle Stratejik Planlama olgusunun Türk Yönetim Sistemi içindeki gelişimi ele alınmış, üçüncü bölümde ise eldeki somut veriler (İl Özel idarelerini Vizyon ve Misyon beyanları) değerlendirilerek ilk iki bölümdeki teorik bilgilerle sağlaması yapılmıştır.</p>
<p>Araştırmacı, Stratejik Yönetim ve Planlama olgusunun kurum kültüründe yaşanan köklü bir değişimin sonucu olduğunu savunmaktadır. Bu değişim karar alma mekanizmasından, kurumun tepkisel karar alma alışkanlıklarını terk edip geniş bir çerçevede ele alınmış karar alma süreçlerine geçmesiyle başlayacaktır. Yine birinci bölümde Vizyon ve Misyon kavramlarının sık sık birbiriyle karıştırılan kavramlar olduğu ifade edilmektedir.</p>
<p>İkinci bölümde Stratejik Planlamanın Türk Kamu Yönetimindeki gelişimi ele alınırken kalkınma planları, kanun hükmünde kararnameler, kanunlar ve resmi gazete yayınları derinlemesine incelenmiş ve stratejik planlamanın özellikle 1980 sonrası Devlet Planlama Teşkilatı’nın öneminin sorgulanması ve AKP’nin 2002’de hazırladığı Acil Eylem Planı ile gündeme geldiği öne sürülmüştür.</p>
<p>Üçüncü bölümde İl özel idarelerinin vizyon ve misyon beyanları değerlendirilmiş, ana temalarına göre tablo halinde sıralanarak mukayese edilmiştir. Değerlendirmeye tabi tutulan vizyon ve misyon beyanlarında dikkati çeken husus hepsinin birbirini örnek alarak hazırlanmış olmasıdır. Sanki bir adet örnek beyan hazırlanmış ve diğerleri bunun üzerinde değiştirmeler yapılarak ortaya koyulmuştur. Araştırmacı bu konuya dikkati çekmiş, bunun gerekçesi olarak geleneksel kamu yönetimi sisteminin algılarını (Üstten gelen emrin angarya kabul edilmesi vs.) ve stratejik planlama için kurumlara verilen zamanın kısıtlı olmasını göstermiştir.</p>
<p>Özellikle zaman kısıtlılığına dikkat çeken araştırmacı kurumların kısıtlı zamanda olabildiğince gelişigüzel ve kurum kimliğini yansıtmayan stratejik planlar ortaya koyduğunu planlamaları yaparken yönetişime önem vermediklerini ve ilin diğer kamu ve özel kurumları ve STK’larıyla görüşmeksizin stratejik planlama yaptıklarını savunmuştur.</p>
<p>Araştırmacının getirdiği bir diğer eleştiri vizyon beyanlarının kurumun ve ilin vizyonunu beraber yansıttığına yöneliktir. Kurumlar beyanlarını vizyon ve misyonun kurumsal bir öğe olduğunu özümsemeyerek hazırladıklarını iddia etmektedir. Bu durumu Karabük il özel idaresinin vizyon beyanında ilin ve kurumun beyanını ayırarak sunmasıyla çözdüğünü savunmuştur. Ancak araştırmacının verdiği tabloda dahi vizyonda kullanılan ana temaların il özel idaresine yönelik olduğu görülmektedir.</p>
<p>Söz konusu beyanlarla ilgili araştırmacının çıkardığı diğer bir sonuç üst yönetimin seçimle değişmesiyle vizyon ve misyonun geleceğinin afaki olmasıdır. Bu durumda her gelen yeni yönetimin vizyon ve misyonu güncellemesi ve değiştirmesi ihtimali doğacaktır. Bu noktada vizyon ve misyonun sadece söz konusu dönemimi yoksa daha uzun bir süreyi mi kapsadığı sorunsalı doğmuştur.</p>
<p>Tüm bu sorunların ışığında araştırmacının vardığı temel sonuç söz konusu beyanların sadece kağıt üzerinde kaldığıdır. Bunun da temel nedeninin yönetimlerin kendilerini bu beyandan sorumlu saymamaları ve şeffaf, hesap verebilir yönetim anlayışının oturmamış olması olarak gösterilmiştir.</p>
<p><strong>GENEL  DEĞERLENDİRME</strong></p>
<p>Konu özellikle son iktidar döneminde önem kazanması nedeniyle günceldir. Araştırmacının literatürdeki kaynakları ve kamudaki izdüşümlerini (kalkınma planları, kanun hükmünde kararnameler, kanunlar ve resmi gazete yayınları) iyi takip ettiği anlaşılmaktadır.</p>
<p>Ancak kaynaklar içerisinde güncel kaynakların az olması çalışmayı teorik alana daha fazla kaydırmıştır. Özellikle son yıllara ait tez ve makalelerde kamu kurumlarına yapılan atıflarla konunun güçlendirilmesi konuyu daha fazla pratik sahaya taşıyacak ve güçlendirecektir.</p>
<p>Özellikle sonuç kısmında stratejik planlama sürecinin dış kaynaklı bir baskıyla ülkemizde yaratıldığı bu nedenle kurumlarda kalıcı bir etki bırakmadığı izlenimiyle batıya yönelik bir öykünme içinde olunduğu görülmüştür. Bu gibi süreçlerin ülkemizde etkin biçimde yürütülemeyeceği algısı yaratılmıştır. Sorunların tespitleri gayet başarılı yapılmışken çözüm önerileri son yılların artık moda olmuş kamu yönetimi terimlerinden olan şeffaflık, hesap verebilirlik gibi soyut kavramlar üzerinden yapılarak net bir sonuca ulaştırılmamıştır.</p>
<p>Dipnot: Çalışmanın tüm hakları Makale yazarı Dr. Murat TEK ve yorumlayıcı olarak şahsıma aittir. Bilgilendirme amaçlı olarak yayınlanmaktadır.</p>
<div class="shr-publisher-769"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><div style="clear: both; min-height: 1px; height: 3px; width: 100%;"></div><div class='shareaholic-like-buttonset' style='float:none;height:30px;'><a class='shareaholic-googleplusone' data-shr_size='medium' data-shr_count='true' data-shr_href='http%3A%2F%2Fwww.turkolmez.com%2F2010%2F12%2F20%2Fbir-makale-degerlendirmesi%2F' data-shr_title='Bir+Makale+De%C4%9Ferlendirmesi'></a></div><div style="clear: both; min-height: 1px; height: 3px; width: 100%;"></div><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkolmez.com/2010/12/20/bir-makale-degerlendirmesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>“Kadının ne işi var?”</title>
		<link>http://www.turkolmez.com/2010/12/09/%e2%80%9ckadinin-ne-isi-var%e2%80%9d/</link>
		<comments>http://www.turkolmez.com/2010/12/09/%e2%80%9ckadinin-ne-isi-var%e2%80%9d/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Dec 2010 11:36:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyasi]]></category>
		<category><![CDATA[emre aköz]]></category>
		<category><![CDATA[engin ardıç]]></category>
		<category><![CDATA[eylem]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[mavi marmara]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[orantısız güç]]></category>
		<category><![CDATA[oray eğin]]></category>
		<category><![CDATA[polis]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turkolmez.com/?p=760</guid>
		<description><![CDATA[Ne de g&#252;c&#252;&#8230; Biraz g&#252;&#231;lenmeye fikir sahibi olmaya kalktı mı hemen vururuz kafasına zaten. &#8220;Ne işin var lan senin?&#8221; Ge&#231;en hafta polisin kasıklarını patlattığı gen&#231;lerden biri hamileydi ve yediği polis dayağıyla &#231;ocuğunu kaybetti. İzin almadan g&#246;steri yapmanın hak ama yasak olduğu &#252;lkede bu kadının ve kaybettiği bebeğinin haklarına sahip &#231;ıkan olmadı. Medya olayı sahiplenmedi, sadece [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p>Ne de g&uuml;c&uuml;&#8230; Biraz g&uuml;&ccedil;lenmeye fikir sahibi olmaya kalktı mı hemen vururuz kafasına zaten. &ldquo;Ne işin var lan senin?&rdquo; </p>
<p>Ge&ccedil;en hafta polisin kasıklarını patlattığı gen&ccedil;lerden biri hamileydi ve yediği polis dayağıyla &ccedil;ocuğunu kaybetti. İzin almadan g&ouml;steri yapmanın hak ama yasak olduğu &uuml;lkede bu kadının ve kaybettiği bebeğinin haklarına sahip &ccedil;ıkan olmadı. Medya olayı sahiplenmedi, sadece k&ouml;şe yazarlarından bazıları şahsi olarak destek vereceklerini ve konunun takip&ccedil;isi olacaklarını belirttiler o kadar. </p>
<p>Olayı ilgin&ccedil; kılan &ouml;zellikle egemen g&uuml;c&uuml;n konuya bakışı oldu. İktidarı ve dolayısıyla polisi bu konudan sıyırmak isteyen &ccedil;evreler hamile kadını eyleme katılmakla su&ccedil;ladılar. &ldquo;Hamile kadının eylemde ne işi var?&rdquo; sloganıyla ortaya &ccedil;ıkan bu g&ouml;r&uuml;ş Emre Ak&ouml;z, Oray Eğin ve benim &ccedil;ok inandığım bir insan olan Engin Ardı&ccedil; tarafından savunuldu. Yeni Şafak yazarı Ali Bayramoğlu bile bu olayı şiddetle kınarken, B&uuml;lent Arın&ccedil; konunun titizlikle takip edileceğini ve sorumluların cezalandırılacağını s&ouml;ylerken, kraldan &ccedil;ok kralcı olan kimi &ldquo;aydın&rdquo;lar bu katliamı haklı &ccedil;ıkarmaya &ccedil;alıştılar. </p>
<p>Ben olayı farklı bir boyuttan anlatacağım şimdi.</p>
<p>Filistin&rsquo;e insani yardım g&ouml;t&uuml;rmek i&ccedil;in yola &ccedil;ıkan Mavi Marmara gemisi İsrail&rsquo;den defaatle uyarı almış, m&uuml;dahale edileceği s&ouml;ylenmişti. Bu uyarılar daha gemi yola &ccedil;ıkmadan başlamıştı zaten. Ancak onlar y&uuml;klerinin insani yardım olduğunu s&ouml;yleyerek yola &ccedil;ıktılar. Sonunda gemi İsrail&rsquo;in kalleş&ccedil;e uluslararası sularda işgali ve sivilleri &ouml;ld&uuml;rmesiyle yolundan d&ouml;nd&uuml;r&uuml;ld&uuml;. </p>
<p>Mavi Marmara gemisinin i&ccedil;indeki bir anne, pusetindeki bebeğiyle bir s&uuml;re rehin tutulduktan sonra T&uuml;rkiye&rsquo;ye geri g&ouml;nderildi. Onları g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;mde gayri ihtiyari ben de sormuştum; &ldquo;El kadar bebeğin ne işi var Filistin gibi bir cehennemde?&rdquo;</p>
<p>&Ouml;yle ya? Filistinli anneler evlatlarını orada &ouml;l&uuml;mden korumak i&ccedil;in canla başla m&uuml;cadele ederken bu kadın nasıl bir cesaretle evladını &ouml;l&uuml;me g&ouml;t&uuml;r&uuml;yordu?</p>
<p>Hem İsrail&rsquo;in g&ouml;t&uuml;rd&uuml;kleri yardımı Filistin&rsquo;e sokmayacağını biliyorlardı. En iyi ihtimalle bir sıcak temasın olacağı bilinen bir ger&ccedil;ekti. Hem de İsrail&rsquo;in g&uuml;venilmez bir &uuml;lke olduğunu zaten ideolojik kodlamaları kendilerine fısıldıyordu. Buna rağmen o bebek neden gitti oraya? Anneni gitmesi kendi tercihidir. Ama ya bebek? Bu &ccedil;ocuğu bırakabileceği hi&ccedil; bir yer yok muydu? Sorular &ccedil;oğalıyor olayın anlamsızlığı da g&uuml;n y&uuml;z&uuml;ne &ccedil;ıkıyordu. </p>
<p>Ama bu soruları bug&uuml;n &ldquo;Hamile kadının eylemde ne işi var?&rdquo; diyen abilerimiz soramadılar o d&ouml;nem. Onlar İsrail&rsquo;in insanlık dışı tavrını yazdılar. Yazmaları gereken de buydu. Doğrudur. Ama bir annenin evladına karşı ilgisini madem bu kadar &ouml;nemsiyorlardı, neden Filistin&rsquo;e giden anneyi eleştirmediler? </p>
<p>&Uuml;stelik bizim gen&ccedil;ler, kendi &uuml;lkelerine g&uuml;venmişler, herhangi bir silah te&ccedil;hizat almadan pankartlarıyla sokağa d&ouml;k&uuml;lm&uuml;şlerdi. Belki sığ bir s&ouml;ylemle &ldquo;bağırıp &ccedil;ağırıp&rdquo; gideceklerdi. Onlara Mavi Marmara&rsquo;daki gibi g&uuml;venmedikleri İsrail ordusu değil, g&uuml;vendikleri &uuml;lkenin kendi &uuml;lkelerinin polisi şiddet uyguladı. Kadınların kasıklarını erkeklerin burunlarını ve g&ouml;zlerini patlattı.</p>
<p>Ve bu durumda bile haklarını bangır bangır savunacak manşetlere taşıyacak bir tane şerefli medya aygıtı bulamadılar. Aksine su&ccedil;lu oldular. Kendilerinden olana m&uuml;bah saydığını karşısındakine yasak g&ouml;ren bir avu&ccedil; elitist aydın tarafından. </p>
<p>İşte empati Demokles&rsquo;in kılıcı gibi sallandığında başınızın &uuml;st&uuml;nde, sa&ccedil;malamayı bir kenara bırakır ve t&uuml;m insanlar i&ccedil;in aynı şeyi d&uuml;ş&uuml;nmeye başlarsınız.</p>
<div class="shr-publisher-760"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><div style="clear: both; min-height: 1px; height: 3px; width: 100%;"></div><div class='shareaholic-like-buttonset' style='float:none;height:30px;'><a class='shareaholic-googleplusone' data-shr_size='medium' data-shr_count='true' data-shr_href='http%3A%2F%2Fwww.turkolmez.com%2F2010%2F12%2F09%2F%25e2%2580%259ckadinin-ne-isi-var%25e2%2580%259d%2F' data-shr_title='%E2%80%9CKad%C4%B1n%C4%B1n+ne+i%C5%9Fi+var%3F%E2%80%9D'></a></div><div style="clear: both; min-height: 1px; height: 3px; width: 100%;"></div><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turkolmez.com/2010/12/09/%e2%80%9ckadinin-ne-isi-var%e2%80%9d/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

