Author Archive

  • ChickHEN-R2 ve Gen-C

    0

    Pc ile oyun oynama huyumdan beni vazgeçiren sony psp sayesinde bir süredir hayattan koptum. Devamlı olarak araba yarıştırıyor, şampiyonlar ligi maçları yapıyor, nba’da fink atıyorum. Ama cihazı çalışır duruma getirmek için göbeğim çatladı. En başta Türk PSP kaynaklarının oldukça karmaşık olması ve terimlere boğulmuş kırık linklerle dolu paylaşımlar yapmaları beni yoran faktördü. Ardından ise bir sitede anlatılan yöntemin diğer sitedekini tutmaması. Hack versiyonlarının uygun düşmemesi de etkili oldu. Sonunda derli toplu bir Türkçe kaynak hazırlamak istedim.

    PSP’de internetten indirdiğiniz .iso uzantılı oyunları normal olarak oynamanız mümkün değil. Sistem sadece UMD’lere izin veriyor. Bu engeli aşmak için küçük bir patch işlemi yapmanız gerekiyor. İşleme başkamadan önce indirmeniz gereken iki dosya var.

    ChickHEN-R2

    GEN-C

    I. ChickHEN-R2 Kurulumu

    Chickhen_r2 bir versiyon güncellemesidir. Bu güncelleme yapılmadan GEN-C uygulanamaz.

    1 – Settings > System Settings > Format Memory Stick yaparak hafıza kartını formatlayın. (Verilerinizi yedeklemeyi unutmayın.)

    2- PSP’yi USB’den bağlayın. Settings > USB Connection ile bilgisyardan erişime açın.

    3 – İndirdiğiniz ChickHEN-R2 rar dosyasından çıkan dosyaları PSP ana dizinine kopyalayın. (Dosya değişim uyarılarına evet deyin.)

    4- USB bağlantısını yuvarlak tuşuna basıp kesin.

    5- USB kablosunu sökün.

    6- Ana menüden Photo > Memory Stick kısmına gelin.

    7- Çıkan resimlerin ön izlemelerinin yüklenmesini bekleyin. Ardından hızlıca ALT OK tuşuna basarak listenin sonuna gelin. Sona geldiğinde cihaz kilitlenecek YEŞİL EKRAN vererek yeniden başlayacaktır. (YEŞİL EKRAN çıkmadan cihaz kapanırsa yeniden açıp YEŞİL EKRAN çıkıncaya kadar işlemi tekrarlayın.)

    8- Cihaz yeniden başladığında Settings > System Settings >System Information’da ChickHEN-r2 sistem bilgisini göreceksiniz.

    II. GEN-C Kurulumu

    1- PSP’yi USB’den bağlayın. Settings > USB Connection ile bilgisyardan erişime açın.

    2 – İndirdiğiniz GEN-C rar dosyasından çıkan dosyaları PSP > GAME dizinine kopyalayın. (Dosya değişim uyarılarına evet deyin.)

    3- USB bağlantısını yuvarlak tuşuna basıp kesin.

    4- USB kablosunu sökün.

    5- Ana menüden Game > Memory Stick’e tıklayın. burada 5.03 GEN-C uygulamasını açın. Cihazınız önce siyah ekranda açılacak, ardından yeniden başlyacak.

    6- Cihaz yeniden başladığında Settings > System Settings >System Information’da GEN-C versiyonunu göreceksiniz.

    ARTIK PSP’nize dilediğiniz gibi .iso uzantılı oyun yükleyebilirsiniz.

  • gözyaşı hesabı

    0

    Dikkat et! Gözyaşı da nefes gibi sayılı verilir. Boşa döktüğün her damla için hesaba çekileceksin. Sevdiğinin gözlerindeki mahşerde..

  • Iphone mu Android mi?

    6

    Uzun zamandır yazmayı düşündüğüm bir versus yazısıydı bu. Iphone 4′ün ülkemize de kol gibi fiyatlarıyla teşrifinin ardından giderek alevlenen ios vs. android tartışmalarına daha çok altyapı ve sistem geliştirme gözlüğüyle bakıyorum. Tabii bir de pazarlama boyutu var. Bu konuda da haddim olmayarak bir iki cümle etmek isterim.

    Apple’ın Tekel Avantajı

    Apple’ın ürettiği Iphone şu an için ios4 kullanan tek cep telefonu. Bu noktada Apple’ın elinde büyük bir avantaj var. Şöyle ki

    - Uygulama geliştirme

    Tek bir donanım konfigürasyonu üzerinde çalışan işletim sistemine uygulama geliştirmek oldukça kolay. Neticede geliştiriciler uygulamalarını farklı modellerin farklı konfigürasyonlardaki ürünlerine uydurmak zorunda kalmıyorlar. Ortada sadece iphone4 ve iphone3gs var.

    - Reklam, tanıtım

    Alanında tek olması ürünün tanıtımını kolaylaştırıyor. Iphone denince akan sular duruyor. Ama Android platformunu şu anda Motorola, Samsung, Sony Ericsson ve HTC gibi bir çok marka kullanıyor. Üstelik bir cihazda değil, onlarca model var. Böyle olunca her cihaz için yapılan ayrı tanıtım ve lansman kullanıcının altyapıya odaklanmasını engelliyor.

    - Feedback

    Iphone’da meydana gelebilecek bir arıza veya sistemden kaynaklanan bir bug’ın tespit edilmesi daha kolay. Geliştiriciler ya da forumlardaki geek’ler cihazınızın başına gelen belanın donanımdan mı yoksa işletim sisteminden mi olduğunu kolayca anlayabiliyorlar. Bu da çözüm sürecini kısaltıyor. Ancak Android yine cihaz sayısındaki kaos yaratan fazlalık nedeniyle her cihaz için farklı çözüm yolları sunuyor.

    Appstore Market’i Döver mi?

    Bence dövmez. Neticede bu telefonu genel anlamda biraz dokunmatik deneyimi, biraz gps kullanımı, bir parça zerafet, biraz da abuk deneyim (pusula, metal dedektörü vs.) amaçlı satın aldığını varsayarsak, Android Market ile Appstore arasında ciddi bir fark yok. Olsa olsa o abuk deneyimlerde Appstore uygulamaları biraz öne geçer o kadar.

    Hatta Appstore geliştiriciler açısından daha sıkıntılı bir yer. Uygulamanızın Appstore’a -belli bir ücret karşılığı- kayıt olmanız ve uygulamanızın “yüce Apple jürisinin” beğenisinden geçmesi gerekiyor. Android’de ise hazırladığını uygulamayı “.apk” uzantısıyla derledikten sonra istediğini gibi yayınlayabilirsiniz. Kimse size karışmıyor. Neticede özgür yazılım.

    Kimsenin size karışmaması bir parça da güvenlik problemi doğurabilir. Zira son günlerde Android platformunda de virüs diyebileceğimiz zararlı kimi uygulamaların dolaştığı iddiaları dönüyor.

    Android Market’te uygulamaların FREE versiyonları da mevcutken Appstore’a zaten parayı bayılan geliştirici uygulamasını çoğunlukla beleş dağıtmıyor. Ticari zeka ve kurnazlık devreye giriyor.

    Fiyat ?

    Bu konuda yine Android daha avantajlı. Neticede bugün canınız isteyip Android’i kullanmak isteseniz 2. El bir Droid 400 TL’den başlıyor. Fiyat skalası 1500 TL trendine uzayıp oralarda bitiyor. Iphone cephesiyse el yakıyor. En ucuz Iphone -ki o da ios4’ü desteklemiyor- 1000 TL civarı fiyatlara ikinci elde satılıyor.

    İşletim Sistemleri

    Iphone’un kullanımı oldukça kolay. Tek tuşla nasıl bu kadar kolay kullanılıyor diye düşünürken bir anda elinizle bir orkestrayı yönetir gibi menüler arasında gezmeye başlıyorsunuz. (Tıpkı macos’da olduğu gibi)

    Android cephesinde de kullanım benzer ölçülerde kolay. Ancak sanırım altyapıdan gelen bir takım sıkıntılardan dolayı bazen sistem gecikmeli olarak (2-3 sn) tepki verebiliyor . Bu konuda ben işletim sistemini suçlamıyorum.

    Aslen farklı donanımlara göre uyumu bir işletim sistemi olmaya çalışması ve bu denli başarılı olması Android için bir başarı. Apple ise benzer konfigürasyondaki 2-3 cihaz için altyapı hazırlamakta çok zorlanmasa gerek. Belki de bu yüzden işin daha süslü taraflarıyla ilgilenme şansı buluyorlar.

    Aslen mobil dünya da Android’in başına gelen bu durum, PC aleminde Windows’un başına gelmişti. Milyon çeşit donanım türüne uyumlu bir işletim sistemi olamamakla suçlanan Windows’un yerine en fazla ram’i ya da ekran boyutu farklı olan 4-5 Macbook’da stabil çalışan MacOS övülüyordu.

    Sonuç: Parası Olan Alır

    Ben bu karşılaştırmadan bir galip çıkaramadım. İki platformda denktir bence. Hatta bazı noktalarda Android daha üstündür (farklı donanımlara göre uyumu bir işletim sistemi olmaya çalışması). Ama Google, Nexus One Projesini kendi tekelinde tutmayarak tüm markalara Android’i kullanma şansı sunduğu için ortada bir kaos var.

    Şimdi son kullanıcı her marka kendine özgü olarak sistemi kırptığından kimi özelliklere erişmek için ROOT olmak durumunda kalıyor. Yani Android 3-4 yıllık gelecekte yine bir tür Geek Telefonu olamaya mahkum kalacak. Ama telefonu ana özellikleriyle kullanırken tarz yaratmak isteyenler için ucuz bir alternatif olacaktır.

    Iphone ise ilk çıktığı dönemden beri bir tür statü sembolü olarak varlığını sürdürmeye devam eder. Ve kendi kurduğu teknolojik altyapıda yazdığı işletim sisteminin stabil çalışmasının ekmeğini yer. Parası olan da Iphone alır.

    Ancak benim son tahminim Android’in gerekli ilgi gösterilip, platform olarak bütünleşmesi, derlenip toparlanması halinde bu savaştan galip çıkacağıdır.

  • adı yok

    0

    Kimseyi sevmezsen kalbinin tümüyle, ayrılıkla çok yanmış olmazsın, Çok güvenmezsen kimseye, çok şey kaybetmiş sayılmazsın.

  • araf’takine

    0

    “kederli bir akşam içmişiz sarhoşuz hepsi bu”

    şiirler paylaşıp, şarkılar tutup, ellerini tutamadığım bir kadın var(dı). şimdi uzak memleketlerin birinde arada beni düşünüp “ne iyi çocuk” diyordur.

    ahh kadınlar. kadınlarım. sevdiğimi söyleyemediğim kadınlarım. galiba bunlar bir seri katil gibi koleksiyonum olacak benim. içimdeki sevgisini öldürdüğüm kadınlar. hepsi beni “iyi çocuk” bilirler.

    oysa ben onların kötü çocuğu olmak isterdim. en galiz küfürleri savurdukları, hatırlamaya erindikleri, andıkça kendilerine kızdıkları biri olmayı isterdim. aşk olmak isterdim velhasıl, tutku olmak isterdim. heyhat olamadım.. mizacım, vicdanım müsade etmedi. hepsine uzak uzak bakıp el salladım kalkıp giden otobüslerine.

    şu “kadınların efendi adam yerine piç adamı tercih etmesi” meselesindeyiz. efendi ol dediler ağır ol dediler, koş deyince koşamıyoruz şimdi. durduramıyoruz işte giden sevgilileri.

    aynı odada oturup sığacak yer bulamadığım bir kadın var(dı). uzak memleketinde yeni kaygılarına, yeni öykülerine başlamaya gitti. şimdilerde arada mektuplaşıyor, en dokunaklı şiirleri en önce bilme yarışına giriyoruz onunla. hayat mücadelesinden fırsat buldukça.

    yani iki gözüm, benim garip mizacıma yenildi bu öykü. araf’ta kaldı. tıkandı. yine o bilmeden, benim içimde bir yere gömüldü. zaten benim de “hep sonradan gelir aklım başıma, hep sonradan.”

    “ne sen leyla’ sın ne de ben mecnun
    ne sen yorgun ne de ben yorgun
    kederli bir akşam içmişiz sarhoşuz hepsi bu.”


  • HTC Dream ROOT islemi ve Cyanogen MOD

    51

    bir google mucizesi android’le ilişkimiz samimiyeti artan ölçülerde devam ediyor. telefonumun her zamanki görünümünden sıkılıp satma düşünceleri içine girmişken daha önce bir kez deneyip break noktasından geri döndüğüm root olma işlemi ve gayrı resmi versiyon update işlemini denemeye karar verdim.

    bu iş için en önce sağlam ve rahat bir kafanız ve aceleniz olmaması gerekiyor. ilk kez yapacaklar için biraz meşakkatli ve eliniz titreyerek adımları uyguluyorsunuz ama sonuç muhteşem oluyor.

    bir de şu var: burada paylaştığım bu yazı sadece kendi telefonumda uyguladığım ve başka bir telefonda denemediğim bir deneyimin özeti. bu yazı rehberliğinde yapılacak uygulamaların cihazlarınıza verebileceği olası zararlardan ya da faturanıza çeşitli aktivasyon işlemleri nedeniyle olabilecek yansımalarından uygulayıcı olarak siz sorumlusunuz. ancak benim başıma böyle kötü bir durum gelmedi. umarım ve inanıyorum ki siz de başarıyla halledeceksiniz.

    android, linux alt yapısında olduğu için bazı önemli düzenleme işlemlerini yapmak için root (yönetici, kök) kullanıcı yetkilerini almak gerekiyor. Ben elimdei t-mobile g1’ım güzelimle gerçekleştirdiğim bu işlemi ve ardından yüklediğim android 2.2 froyo’yu (cyanogen mod) size anlatacağım.

    Ben the unlocker sitesinin “anneye anlatır gibi” felsefesiyle hazırladığı how to dosyasını dikaktle inceleyip işe giriştim.

    Root işlemi için oluşturulan sistem imajı 1.5 versiyona ait olduğu için cihazımızı önce 1.5’e downgrade ediyoruz (versiyon düşürüyoruz yani.)

    I. Downgrade İşlemi

    1-      Öncelikle hafıza kartınızdaki tüm dosyalarınızı yedekleyin ve Telefonun içinden formatlayın. (Settings  > SD Card &Phone Storage > Unmount SD Card > Format SD Card)

    2-      Original DREAIMG.nbh
    Cupcake Update.zip

    Bu dosyaları indirin ve telefonu USB’den bağlayarak aktarın. (SD Card Ana dizinine)

    3-      Telefonu kapatın

    4-      Kamera tuşuna basarak telefonu açın. Telefon Bootloader menüsüyle açılacak.

    5-      Açıldığında Kırmızı tuşa basıp downgrade işlemini başlatın BİTENE KADAR TELEFONA DOKUNMAYIN.

    6-      Bittiğinde (ekranda bunu mesajla bildirir.) Trackball’a tıklayarak telefonu yeniden başlatın.

    7-      Telefonu yeniden kapatın. Bu kez Ev tuşu ve Kırmızı tuşa basarak açın. Bu şekilde Recovery konsolu açılır. (Klasik logo yerine ÜNLEM İŞARETİ görmeniz gerekiyor.)

    8-      ALT+L tuşlayarak menüyü açın ve ALT+S tuşlayarak işlemi sonlandırın.

    9-      Telefon kendiliğinden yeniden başlayacaktır. Artık RC29 kodlu 1.5 versiyona downgrade oldunuz.

    II. ROOT İmajının Uygulanması

    1-      Settings > Application > Unknown Sources’ın işaretli olmasını sağlayın.

    2-      SD Card’ı yeniden formatlayıp (Settings  > SD Card &Phone Storage > Unmount SD Card > Format SD Card) aşağıdan indireceğiniz dosyaları USB üzerinden yükleyin. (SD Card Ana Dizinine)

    FlashRec.apkAmon Ra’s Recovery Image

    3-      Market’ten bir File manager programı indirip SD Card’a attığınız Flash-Rec.apk uygulamasını kurun.

    4-      Uygulamayı çalıştırıp Backup recovery Image’a tıkayın. Şimdi bir sistem yedeği aldık.

    5-      Şimdi uygulamadki text box’a  /sdcard/recovery.img yazıp Flash Recovery Image diyelim. Böylece aldığımız sistem yedeğini var olan Imaj doyasına yazdırdık.

    6-      Telefonu kapatın. Ev tuşu ve Kırmızı tuşa basarak Recovery Konsolunda çalıştıralım.

    7-      Recovery Konsolda kullanacağımız aşağıdaki dosyaları indirin.

    G1 Radio - İndir
    G1 HardSPL – İndir
    Generic G1 ROM w/ Root – İndir

    8-      Recovery ekranında cihazı USB üzerinden bilgisayarınıza bağlayın. Telefon üzerinden USB MS toggle kısmına trackball’a gelip tıklayın.

    9-      İndirdiğimiz 3 dosyayı SD CARD ANA DİZİNİNE aktarın.

    10-   Aktarım bittiğinde EV tuşuna basıp USB bağlantısını kesin.

    11-   Recovery Konsolu menüsünde bulunan Flash Zip on SDCard’a tıklayıp RADIO zip dosyasını gösterin.

    12-   İşlem bittiğinde telefonu yeniden başlatın.

    13-   Recovery Konsolu menüsünde bulunan Flash Zip on SDCard’a tıklayıp SPL zip dosyasını gösterin.

    14-   İşlem bittiğinde telefonu yeniden başlatın.

    15-   Recovery Konsolu menüsünden bulunan Wipe > Wipe Data / Factory Reset’e tıklayın.

    16-   Wipe işlemi bittiğinde Flash Zip on SDCard’a tıklayıp Generic ROM zip dosyasını gösterin.

    17-   İşlem bittiğinde telefonu yeniden başlatın.

    ROOT İŞLEMİ TAMAMLANDI. BİR BARDAK SU İÇİP FERAHLAYIN. YORUCU BİR ENGELİ AŞTIK. Şimdi Android 2.2 Froyo yüklemek için Cyanogen MOD uygulaması yapacağız.

    *** Apps2SD Uygulaması***

    İsterseniz bu kısmı atlayıp ROM kurulumuna geçebilirsiniz, ama bu uygulamayı yapmanızı öneririm. Bu uyglamayla Hafıza kartınızın bir bölümünü (512MB) telefon hafızasına dahil ederek performans artışı sağlayabilirsiniz.

    1- Recovery Konsol’unda Partition SD Card > Partition SD kısmınaa tıklayın. (Hafıza kartınızdaki tüm veri silinecektir.)

    2- Gelen Sorgu Ekranında değeleri aşağıdaki şekilde ayarların.

    Swap : 96 mb

    ext2: 512mb

    remainder: fat32

    3- İşlem tamalandığında tekrar Partition SD Card kısmına girip SD: ext2 to ext3 kısmına tıklayın.

    III. Cyanogen MOD ile Custom ROM Uygulanması

    1-      Telefonu kapatın. Ev ve Kırmızı tuşlara basarak Recovery Mod’da açın. (EVET YİNE BAŞLIYORUZ)

    2-      Usb-Ms toggle seçin.

    3-      Telefonu bilgisayara bağlayın.

    4- Aşağıdan Cyanogen MOD’un Froyo’yu içeren son sürümünü ve Google Addon’u indirin.

    Cyanogen MOD 5.0.8 Link Güncellendi!

    Google ADDON Link Güncellendi!

    not: cyanogenmod cyanogen adlı bir geliştirici tarafından hazırlanmış  özel bir romdur. bunun dışında isteyenler, yakın zamanda incelediğim FroyoForTrout adlı ROM‘u deneyebilirler.

    5-      İndirdiğiniz iki ZIP dosyasını SD CARD ana dizinine atın.

    6-      Ev tuşuna basarak USB desteğini kapatın ve telefonu USB’den çıkarın.

    7-      Wipe > Wipe Data / Factory Reset deyip bitmesini bekleyin.

    8-      Flash Zip from SDCard seçeneğinden önce cyanogen’i kurun.

    9-      İşlem bittiğinde telefonu yeniden başlatın.

    10-   Flash Zip from SDCard seçeneğinden Google Addon’u kurun. ( Bu addon G-Mail, Android Market, Google Search ve en önemli özellik olan Google Account Sync desteğini sunuyor. Yani bu olmazsa rehberinizi Gmail’den alamazsınız.)

    11-   İşlem bittiğinde telefonu yeniden başlatın.

    HAYIRLI OLSUN. ARTIK CYANOGEN MOD’LU ROOT İŞLEMİ YAPILMIŞ BİR G1’ınız VAR.

    Bu işlemleri birebir uygulamış ve her adımda eli titremiş bir android delisi olarak Cyanogen’in geliştirdiği MOD’u çok beğendiğimi ve uğraştığıma korktuğuma değdiğini söylemeliyim. Telefonunuzda herhangi bir performans kaybı söz konusu değil. Aksine pil ömrü bile artıyor. Ve Froyo (v2.2) tam bir görsel şölen.

    Gördüğüm kadarıyla sadece Live Wallpapers özelliği donanımsal eksiklikler nedeniyle kullanılamıyor. Bunun dışında birebir Froyo keyfi HTC DREAM / T-MOBILE G1’da sizi bekliyor.

  • bir gün nasıl geçiyor?

    0

    genelde plan yapan biri değilim. zaten hayatın belli bir rutini var, bunun dışına çıkmamız bazı marjinal günlerde mümkün oluyor. ama çıktığın zaman da güzel oluyor.

    bugün evdeyim. pineklemedeyim. beklemedeyim. haftada bir gün kaçıyorum böyle. hiçbir şey yapmadan bazen kitap okuyorum, bazen internette takılıyorum. bazen tüm kapıları kapatıp sessiz kalmak gerektiğini düşünüyorum. ama ileride bu “huyumun” bana zarar vereceği açık. zaten yakınlarım da bunu bir çeşit “sorun” olarak görüyorlar. halbuki bu sadece bir tercih. sigara içmek gibi, araba yerine bisiklete binmek gibi.

    her gün genelde sabah 9 gibi uyanıp 10 gibi okul-ofis’e varıyorum. ders yoksa ofisteyiz. ve iş başlıyor. dünden kalan servislerin tamamlanmasının ardından bilgisayarımın başına geçip maillerimi kontrol ediyorum. sahibinden‘deki ilanlarıma gelen ilginç takas tekliflerini reddetikten sonra, friendfeed üzerinden sosyal medya ve google reader üzerinden günlük haber takibim başlıyor. gündemi takip ederken es geçmediğim neşe düzel, ahmet altan ve adnan berk okan köşelerini okumayı ihmal etmiyorum.

    bazen vakit sıkıştığında daha sonra okumak üzere bazı sayfaları ve konuları google notebook‘a not alıyorum.

    anlık iletişim için trillian üzerinden facebook chat ve MSN hesabımı açık tutuyorum. ama genelde günün temposundan bakma fırsatım olmuyor. diğer işlerin (eldeki arızalı cihazların bakımları, yedek cihazların kontrolleri, sınıflardaki problemlere müdahale etmek vs.) halledilmesinden sonra ders başı yapılıyor.

    eğer eldeki işler günün tamamına sarktıysa ikinci öğretimlerle derse girebiliyorum. ve eğer öyle olduysa bütün günüm bitmiş oluyor. şanslıysam, yani dersime saatine girebilirsem. okuldan 4 gibi kaçma fırsatım var. bu kaçışın bir kısmı arkadaşlarla kantinde geyik yapma ve öyle böyle şehre inme çilesiyle geçiyor.

    saat 5 gibi merkeze indiğimde eğer okuldan arkadaşlar varsa onlarla -sınırlı sayıdaki- mekanlardan birine gidiyoruz. eğer onlar yoksa, bulvardaki ilk işyerim olan dükkana (sakarya bilişim) uğrayıp bi demli çay içiyorum. dükkanda bi yarım saat kadar takıldıktan sonra eve dönüyorum.

    yaşadığım bu şehir, sakarya, trafik çilesine yeni alışmaya başlayan bir şehir. ama yine de ev şehir merkezine yakın olunca pek hissedilmiyor. 6,30 gibi eve varıyorum. genelde ihtişamlı bir akşam yemeğinden sonra bir aile geleneği olan balkon keyfi faslına geçilir. balkondaki sohbet ilgi alanımın dışına taşmaya başladığında (hangi düğüne gitmeli, ne giymeli,yarın ne yemek hazırlamalı falan) bilgisayarımı açıp sabahtan aldığım notlardan işime yarar bir şey var mı diye bakıyorum. bu arada facebook‘a girip arkadaşların paylaştığı facebook silmeden paylaş içerikli videoları takip ediyorum. sözlüklere de şöyle bir bakıp eğer elimde izlemeye değer yeni bir dizi-film vs. yoksa bilgisayarı kapatıyorum.

    9 gibi arkadaşlarla buluşmak üzere tekrar evden çıkıyorum. genelde caddeyi turlama, kızlara bakma sekansları biçiminde gerçekleşen bu gezinti -bazen bowling, izmit’e kaçma gibi aktivitelerde hesaba dahil olabiliyor- gece yarısına doğru son buluyor.

    (ancak itiraf etmem lazım. ramazan girdiğinden beri bu gezintileri yapamadım, yapamadık. arkadaşlarım da bundan şikayetçi. artık kısfmet bayramdan sonraya diyorum.)

    11-12 gibi evde olduğumu farz edersek, eğer havamdaysam biraz dersleri kontrol ediyorum. eğer o da yoksa bilgisayarı açıp gün içinde aldığım notları gözden geçiriyor, blog’a ve geyve.org köşeme yazmam gereken yazı varsa onları ekliyorum. eksiduyuru‘da yardım edebileceğim bir duyuru varsa cevap yazıyor, eklediğim duyurulara gelen cevapları kontrol ediyorum.

    günün sonunda en geç saat 2′de yatıyorum. uykum gelmezse yatağa geçip okumaya devam ettiğim kitaptan bir 20 sayfa okuyarak gözlerimi yormak ve kafamı dinlendirmek yoluna gidiyorum. böyle durumlarda uyumam 3′ü buluyor.

    haftanın bir gününü de kendim için çalıyor ve o gün canım ne isterse onu yapıyorum. ve genelde o gün canım hiçbirşey yapmak istemiyor :-)

    hafta sonları genelde ailemle birlikteyim.-onlarla sohbet edebildiğim tek zaman da bu haftasonları oluyor- eğer evde sıkılırsam bisikletle şehir turu atıyor veya arkadaşlarımla playstation turnuvası çeviriyor oluyorum. (ps’den hiç anlamam bu arada)

    eğer bir araba alabilirsem hafta sonları şehre yakın mesire yerlerini gezmek bakir köşeler bulmak hevesim var.

  • Adapazarı’nı Eleştirmek

    0

    Ben sevmiyorum bu şehri. Yolları berbat, toplu ulaşım çile, kentleşmesi berbat, kültür seviyesi düşük vs vs. ama bu şehri sevmediğini söylemek sonuna kadar benim hakkım. Adapazarlıların hakkı. Çünkü biz kurduk bu şehri.
    » Read the rest of the entry..

  • yıllara meydan savaşı ilan edince o cesaret

    0

    Ben her hayalime ailemi dahil ettim, etmişim. Yeni fark ediyorum. Misal evlenmişim de daha doğmamış çocuklarım. Yanımda sevdiğim kadın almışım annemi, kardeşimi binmişiz arabamıza dördümüz geziyoruz. Hayatım devamlı olarak birilerini yalnız bırakmamak üzerine kurulu olduğundan mıdır nedir, her lahzaya annemi sıkıştırmışım, kardeşimi koymuşum. » Read the rest of the entry..

  • kaldığı yerden

    0

    Herkes en son başladığı yere döner. Gidecek başka bir yer kalmadıysa ve kaldığın yerden devam edemiyorsan, en baştan başlarsın.

  • Ramazan’la Aramızda

    0

    Seviyeli bir ilişki var. Ne ben ona karışıyorum ne o bana. Ne ben onun telaşesinden kaçınıyorum, ne de o benim hayatımın kalabalığına iltimas geçiyor. Sadece semt bakkalının öğlenden alıp dolaba attığım şişe sulara ve dondurulmuş yiyeceklere bakıp bakıp bana –oruç tutmadığımı düşünerek- trip atması dışında her şey iyi. Onun da Ramazan’la tek alakası sanırım adının Ramazan olması.
    » Read the rest of the entry..

  • Kavşak

    0

    Kavşak

    Yolun tam ortasında fotoğrafı tamamen aydınlatan ışık sarı sarı yanıp sönmekteydi. Şehrin böyle sessiz olduğu zamanlara ender rastlarım. O yüzden sarıldım telefonuma, eve gelince de biraz fotoşok yaptık. Böyle bir çalışma çıktı ortaya. 1. Alt Geçit – Sakarya

  • Windows 7 Tam Yetki Verme

    6

    Win 7′de Administrator Kullanıcıların Yaşadığı Yetki Sorununa Kesin Çözüm

    Windows 7 her ne kadar Microsoft’un bize bahşettiği en güzel hediye de olsa ne yazık ki Vista’dan kalma eksiklikleri mevcut. Benim gördüğüm en büyük bug’ı bir kullanıcıya Admin yetkisi tanımlamış olsanız bile bazı dosya işlemlerinde sizden Yönetici Yetkisi talep etmesiydi. Bu durumda örneğin daha önce kaldırdığınız bir programın Program Files’taki klasörünü silmek istediğinizde size ‘Öğeye erişmek için gereken izinleriniz olmayabilir’ gibi acayip bir hata vermekteydi.

    İşte bu yazı bu hatanın giderilmesinin yolunu anlatmak üzere yazıldı.

    Öncelikle aşağıdaki resmi Hedefi Farklı Kaydet diyerek indirin. Bu yol haritamız olacak.

    Şimdi gelelim yapmamız gerekenlere:

    Bilgisayarıma girip C: diske Sağtık> Özellikler diyoruz.

    1 – Güvenlik Sekmesinden “izinleri değiştirmek için Düzenle’yi tıklıyoruz.

    2 – Kullanıcı adımızı seçmek için Ekle‘ye tıklıyoruz.

    3 – Çıkan pencerede Gelişmiş‘i seçiyoruz.

    4 – Kullanıcı adımızı bulmak için Şimdi Bul diyoruz.

    5 – Listeden Kullanıcı Adımızı seçip Tamam tıklıyoruz.

    6 – Bir kez daha Tamam diyoruz.

    7 – Grup ya da Kullanıcı adları listesinden az önce eklediğimiz kendi kullanıcı adımızı seçip alt kısımdaki tüm kutuları işaretliyoruz.

    8 – Tamam diyoruz.

    9 – Son kez Tamam deyip işlemi bitiriyoruz.

    Artık C: Disk üzerinde yapacağınız tüm dosya değişikliklerinde tam yetki sahibisiniz ve o eski sıkıcı hatayı görmeyeceksiniz. Benzer hatayı başka diskleriniz üzerinde alıyorsanız o disklere de aynı metodu uygulayabilirsiniz. Kolay Gelsin.

  • Sahilde

    0

    Kumsal

    Yazları Kefken’de tatil yapıyorum. Güneşin en çok kavurduğu bir saatte çekilen bu fotoğraf, gölgeye kaçıp aylak aylak kızları kesen iki adamın elinden çıktı. Kumcağız, Kandıra – Kocaeli

  • işe yarar android uygulamaları

    0

    mart ayından bu yana g1′ımla android turları atıyorum. ve gördüm ki bugüne kadar kullandığımız cep telefonları tamamen traşmış.google destekli android yepyeni bir mobil deneyimi sunuyor.

    bu deneyimi daha kolay ve eğlenceli hale getirecek temel uygulamalardan oluşan bir liste çıkarmak ve bunu androide merak salan ya da cep telefonunu değiştirmek isteyenlerle paylaşmak iyi olur sanırım.

    Advanced Task Manager : Android multi-tasking olayını biraz abartan bir işletim sistemi. Bazen arka planda 8-9 uygulama birden çalışıp cihazı kastırmaya başlayabiliyor. Bu gibi durumlarda Task Manager programları önemli. Her ne kadar Google mühendisleri bu tip programların waste of time olduğunu söylese de Advanced task manager’la tek tuşta arkaplanda alışan tüm uygulamaları durdurup cillop gibi hızlı bir cihaza kavuşmak mümkün.

    BlueFTP : Android’de Bluetooth üzerinden dosya paylaşımı sağlayacak bir arayüz mevcut değil. bu durumda imdada BlueFTP yetişiyor. Eşleştirme yaptığınız karşı cihaza bir seferde onlarca dosya göndermenize imkan sağlarken karşı cihazın bütün klasörlerini de gezmenize imkan veren ilginç ve biraz da gizliliği ihlal eden bir özelliği var. Benim işimi görmesinin yanında bu paparazzi yönü de hoşuma gitti.

    EStrongs File Explorer : Yine Android’de bulunmayan bir özellik olan memory card ve telefon hafızası içinde dilediğimiz gibi gezme imkanını sunan bir program. Bu temel özellik Symbian’da bile varken androidde neden yok anlamış değilim. Sanırım birtakım gizlilik ve yetkisiz işlemlerden koruma amaçlı olabilir. Yine de saçma geldi. Eğer root olmayı başarabilseydim benim googlejacker‘ı uygulama şansım da olacaktı. Çünkü program sistem dosyalarına kadar gezinme ve eğer root olduysanız düzenleme imkanı sunuyor.

    Facebook For Android : Eh olmazsa olmazımız social media. Facebook’un Android için çıkardığı resmi uygulaması oldukça kullanışlı. Tek eksiği fotoğraf albümlerindeki resimleri indiremiyor oluşumuz. Bunu da browser üzerinden hallediyorum.

    Handcent SMS : Android’de SMS gödnermeyi görsel bir şölene dönüştürmek isteyenler için ideal. Özellikle gelen mesajları ana ekranda hiç tuşa dokunmadan okutma özelliğini kullanıyorum. Bunun haricinde, mesaj diyalogları, elbetteki özelleştirilebilir arayüzü ve sms sesini notofication sesinden ayırma özelliğiyle gönlümde taht kurdu. PC’de format sonrası winamp ne ise Android’de de Handcent SMS odur!

    Nimbuzz : Aynı anda Facebook Chat, Windows Live Messenger, G-Talk ve diğer anlık mesajlaşma hesaplarınıza bağlanmak için ideal bir program. Nimbuz’a ücretsiz kayıt olarak tüm hesaplarınızı ona senkronize ediyor ve mobil dünyada IM olayının keyfine varıyorsunuz.

    Opera Mini : Android’in kendi browser’ı müthiş elbette ama, öenmli olan kişiselleştirilebilir bir browser deneyimi. Eh burada da yiğidin hakkını verelim Opera hem dokunmatik deneyimi hemde bookmarking özellikleriyle ön plana çıkıyor.

    SkyFire : Android’in en büyük eksiği olan flash ve bununla birlikte flash video eksiğini tamamlaması için kullanıyorum. Onun dışında symbianda gayet başarılı olan bu browser Android’de tam bir facia olmuş. Sürekli crash oluyor ama video izlemenin şimdilik tek yolu SkyFire.

    QuickOffice : Tüm MS Office ve OpenOffice dosyalarını açma ve düzenleme için ideal bir program ayrıca PDF dosyalarını da okuma imkanı sunuyor. Başarılı.

    SMSWidget : Okunmamış mesajlarıi cevapsız çağrıları ve e-maillerinizi ana ekrandaki widgetların üzerinde rakam olarak belirten küçük ama kullanışlı bir uygulama. Özellikle simgeleri istediğiniz gibi değiştirmenize imkan sağlaması da hoş bir sürpriz olmuş.

    Twidroid : Android için resmi uygulama çalışmalarında son noktaya bir türlü gelemeyen Twitter ekibine inat severek kullanıyorum bu programı. Keşke retweetleri de mentionlar gibi görebileceğimiz bir menü olsaydı.

    devamı gelecek…