• Adapazarı’nı Eleştirmek

    Ben sevmiyorum bu şehri. Yolları berbat, toplu ulaşım çile, kentleşmesi berbat, kültür seviyesi düşük vs vs. ama bu şehri sevmediğini söylemek sonuna kadar benim hakkım. Adapazarlıların hakkı. Çünkü biz kurduk bu şehri.

    (#18362762‘dan ilhamla)
    Kimsenin de bana İstanbul’u Ankara’yı anlatmasını istemiyorum. Ölü gösterip sıtmaya razı eden yöneticilerden sıkıldım çünkü. Adapazarı gibi gelişmeye ve güzel tasarlanmaya bu denli müsait bir şehir resmen katlediliyor gözümün önünde. Gördükçe gözlerim seğiriyor, sinirlerim bozuluyor.

    Ama bu şehri eleştirmek benim hakkım, çünkü ben çıkardım bu şehrin enkazından sevdiklerimi. Benim gibi binlerce Adapazarlının hayalleri yıkıldı depremde. Biz gömdük annemizi, babamızı, ilkokul öğretmenimizi, bakkalımızı aile dostlarımızı isimsiz mezarlara. Sonra biz verip elele baştan yarattık bu şehri. Hayat bitti denen Çark Caddesini biz canlandırdık. Binlerin öldüğü Serdivan’da bir umutla kepenkleri biz açtık. Şimdi o Serdivan Caddesinde iki banka iki süpermarket onca cafe ve mobilya maazası varsa bu bizim eserimiz.

    Nasıl kuma dönmüş binaları tırnaklarımızla kazıyıp aradıysak insanları, tırnaklarımızla kazıyıp bu şehrin dibindeki ışığı çıkarıp biz hayat verdik bu şehre. Küfrettik, nefret ettik, illallah ettik ama terk etmedik, vazgeçmedik bu şehirden. Tribünden sevdik, caddeden sevdik, bulvardan sevdik, Geyve’den sevdik Pamukova’dan sevdik.

    Şimdi bakıyorum da 2 ya da 4 yıllık okumaya gelen gençler Adapazarı’nın her şeyini bizim var ettiğimiz her şeyini kıyasıya eleştiriyor. Burun kıvırıyor şehrimize.

    Ama onlar da çoğunlukla bırakamıyorlar bu şehri, hep ziyaret ediyor kimi daimi ikameti yapıyor Sakarya’yı. Çünkü samimidir Sakarya, yobaz derler de aldırmayın. Sıcaktır Sakarya halkı.

    Açıkçası eleştiriler çok da umurumda değil. Çünkü onlar bir insan bile büyütmemişken biz bir şehir büyüttük koynumuzda. Geceleri ninni söyler gibi dua ettik, sabahları eğlenir gibi şarkılar söyledik. Kan kustuk “şerbet içtik” dedik. Belediyesine, yerel idaresine, bürokrasinin ağır aksak gelişimine inat, Sakaryalı sahiplendi şehrini.

    Şimdi ufak ufak adımlarla yürümeye başlıyor evladımız. Sakarya’yı emeklerken nasıl yerden yere vurup onu bırakmadıysak, yürümeye başlarken de koşmaya başladığında da sonuna kadar eleştirmek, bu şehirde taşın üstüne taş koymuş olanların, Sakaryalıların hakkıdır. Yani genç arkadaş, hiç tanımadığın bir şehrin 10 yılda bunca engellemeye rağmen halkının azmiyle geldiği bu konumu eleştiremezsin. Bir şehri kollarından tutup havaya kaldırman lazım önce.

    Öyle bi dünya yok haaafız!

    Bu 17 Ağustos yazısını tüm Sakarya’ya yazmak geldi içimden. Hediyemiz olsun.

    (geyve.org’daki köşemden)

    Etiketler:, , , , , , ,

Leave a comment