bu sıra da moda olan yeni bir şey var. bahar gelirken, gençlik çimenlerde, parklarda aşkın zirvesine oynarken slow albümler çıkıyor. sanki sonbaharın başındaymışız gibi, nisan’da eylül hüznü taşıyoruz kulaklarımızda. gripin’den sonra emre aydın da bu ekolden bir albüm çıkardı. “kağıt evler”
albüm şerefine yenilenen web sitesinden demolarını dinledikten acilen edinmem gerektiğini hissettim. daha önce “emre aydın strikes back” yazısında da bahsettiğim gibi albümün ilk piyasaya verilen şarkılarından kaliteli bir iş çıkacağı belliydi.
şu anda 10 küsuruncu turumu atıyorum şarkılarında. soundlar düzeltilmiş, daha profesyonel bir hava hissediliyor, emre aydın’ın tikky şivesi biraz daha kırılmış. 2. albüm eşiğini atlanmış, ilk albümün gölgesinde kalınmamış. sözler daha daha bir vurucu dağıtıcı olmuş. kısacası olmuş bu albüm, yine olmuş.
uzun bir değerlendirme yapmak için etkisinden kurtulmak lazım.
“üşürsen söyle hemen
içimin camları kapansın
bıraktım öyle kalsın
bizim gibi darmadağın”




belki de sen istedin diye SON bahar hüznünü yaşatıyor şarkılar, hayatın İLK baharındayken…
kim bilir belki de… bu sıra buna kafa yoruyorum. hayatı yaşamak varken düşünmeye değer mi diye.
ama başkalarının “hediye ettiği” kederlerdense bazen kendi tercih ettiğin, kendi yarattığın hüznü yaşamak daha onurludur bence.
sevincine de hüznüne de sen karar verebildiğinde güçlüsün
tarzına yaraşan bir cevaP olmuş vesselam